İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2013/6193 · K. 2013/21258
- Esas No
- 2013/6193
- Karar No
- 2013/21258
- Karar Tarihi
- 25.11.2013
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2013/6193 E. , 2013/21258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.01.2013 tarih ve 2012/140-2013/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının İtalya/İzmir arası yeni cila makinesi ve ikinci el cila kurutma makinesinin taşınması işini üstlendiğini, bu bağlamda yeni cila makinesinin supalan şeklinde, yani İzmir Alsancak Gümrüğü'nde gümrük sahasında araçtan indirilmeden tır üzerinde kontrolü yapılıp müvekkiline teslim edileceğinin, ikinci el makinelerin işlemlerinin ise İzmir/Sasalı Gümrüğü'nde yapılmasının kararlaştırıldığını, ancak davalının hatalı olarak Sasalı Gümrüğü'ne yeni makineyi indirip antrepoya koyduğunu, eski makineyi ise Alsancak Gümrüğü'ne götürdüğünü, bu nedenle davacının makineleri doğru yerlere yönlendirmek için ek navlun, antrepo, gümrükleme bedeli olarak 2.160,18 TL ödemek zorunda kaldığını, ayrıca davalının makine aksamını eksik teslim ettiğini, yeni makinenin yatırım teşvik kapsamında olması nedeniyle KDV'den muaf olduğunu, sonradan eksik parçayı getirmekle 1.838,92 TL KDV ödediklerini, yine makine aksamının eksik teslim edilmesi nedeniyle kurulumunun yapılamadığını, sonradan bu eksikliğin giderilmesi sonucu 45 gün sonra faaliyete geçirildiğini, bu süre zarfında kârdan mahrum kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL'nin davalıdan reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya sundukları fiyat teklifinde varış yerinin İzmir Gümrüğü olarak belirtildiğini, karşı tarafın talimatları doğrultusunda işlem yapıldığını, yükleme ve boşaltmadan müvekkilinin sorumlu olmadığını, yüklemenin gönderen tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yanlış yere teslimi nedeniyle fazladan indirme ve yükleme yapıldığı gerekçesiyle 2.160,18 TL antrepo, yükleme, boşaltma, nakliye, navlun, ardiye ve gümrükleme masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, teşvik belgesi kapsamında alınan yatırım mallarının, aksamları ile birlikte KDV'den muaf olduğu için davacının 1.808,62 TL tutarındaki KDV ödemesinden dolayı zararının söz konusu olmadığı, ayrıca davacıya eksik teslim edilen kaldırma ünitesinin içinde bulunduğu 2 kap aksam ve parçanın yükleme yeri olan İtalya'da eksik yüklenmesinde davalı taşıyıcının kusurlu olduğu yönünde dosya kapsamında herhangi bir delil ve belgenin mevcut olmadığı, davalı taşıyıcının söz konusu parçanın İtalya'da yüklenmiş olduğunu teknik açıdan tespit etme imkanının bulunmadığı ve eksik yüklemenin İtalya'daki gönderen firmanın kusurundan kaynaklandığı, bu itibarla davacının eksik yükleme nedeni ile makine parçalarının gecikmeli olarak kendisine teslim edilmiş olması sonucunda maruz kaldığı kar mahrumiyetinden davalı taşıyıcının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçeleriyle davacının KDV ve kar kaybı ile ilgili tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.