Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2013/6647 · K. 2013/12004
11. Hukuk Dairesi 2013/6647 E. , 2013/12004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.03.2013 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, müvekkilinin yurt dışında yaşamasından faydalanan davalı şirket ortaklarının müvekkilinin gıyabında imzasını taklit ederek sahte kararlar aldığını, müvekkilinin %45 oranında olan ortaklık payının 1/1000'e düşürüldüğünü, davalı şirket tarafından alınmış olan ortaklar kurulu kararlarında yer alan ve müvekkiline atfedilen imzaların sahteliğinin tespiti istemiyle dava açıldığını, davalı şirketin yapılan usulsüz iş ve işlemlerle ilgili olarak vergi dairesi müdürlüğü tarafından 17 kez vergi incelemesine tabi tutulduğunu ileri sürerek, şirket müdürü ...'un temsil ve ilzam ile münferid imza yetkisinin kaldırılmasına ve müvekkili ...'a verilmesine, davalı şirket adına ve şirket hissedarı olan şirket müdürü adına kayıtlı tüm menkul ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, TTK'nın 638 v.d maddeleri kapsamında davalı şirkete özel denetçi tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 6102 sayılı TTK'nın 438.madde ve devam eden maddelerinde aranan "Özel Denetçi Tayini için Mahkemeye Başvurma Şartı" somut olayda gerçekleşmemiş olduğundan davacı yanın işbu davasının esasa girilmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın bir dava ile yöneltebileceği taleplerini açılan iş bu dava dahil olmak üzere sekiz ayrı dava ile yönelttiklerini, davacı tarafın kötü niyetle hareket ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının belirli ve somut olay veya olayların açıklığa kavuşturulması için özel denetçi tayini istemediği, belirli bir tarih aralığı olmaksızın davalı şirketin kuruluşundan beri tüm ticari defter ve kayıtları ile faaliyetlerinin özel denetçi vasıtası ile incelenmesinin istenildiğinin anlaşıldığı, bu durumun yasa koyucunun amacına aykırılık teşkil ettiği, davacı tarafça daha önceden bilgi alma ve inceleme haklarının kullanıldığı kanıtlanmadığı gibi ortaklar kuruluna özel denetçi seçimi için başvuru yapılıp başvurunun da reddedildiğinin kanıtlanamadığı, davacının mahkemeden özel denetçi tayini için yasanın aradığı yasal prosedürü takip etmediği gibi mahkemeye başvuru için gerekli ve yeterli paya da sahip olmadığının tespit edildiği, davacının özel denetim işlemine konu ettiği tüm olaylar hakkında ayrı ayrı davalar açtığı ve bu davalarında halen derdest olduğu, derdest davalarda davacının tüm iddialarının incelenecek olması nedeniyle davacının bu aşamada özel denetim istemekte de hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.