İçtihatYargıtay22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi · E. 2013/688 · K. 2013/29888
- Esas No
- 2013/688
- Karar No
- 2013/29888
- Karar Tarihi
- 20.12.2013
Karar Metni
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/688 E. , 2013/29888 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili ile ... tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 01.08.1995 yılından iş akdinin feshi tarihine kadar davalılara ait çeşitli işyerlerinde işçi olarak çalıştığını, davacının en son aylık net maaşının 700,00 TL olduğunu, 09.09.2008 tarihi itibarıyla, şirket müdürünün müvekkilinin iş akdinin tek taraflı olarak feshettiğini, iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ... tatili ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin feshedilmediğini, aksine davacının taahhütnamede yazılı şartlara uymaksızın zamansız işten ayrılmak sureti ile işvereni ihale makamına karşı zor durumda bıraktığım ve maddi zarara uğrattığım, davalının işyerinde davacıya bağırdığı ve hakaret ettiği iddiasının tamamen mesnetsiz olduğunu, davacının 11.09.2008- 19.09.2008 tarihleri arasında işe gelmediğinin işyerinde tutulan tutanaklar ile sabit olduğunu, davacının işe dönmesi konusunda ihtarname keşide edildiğini ancak davacının işe dönmeyerek huzurdaki davayı açtığını, davacının fazla mesai yaptığı hafta tatili ve bayramlarda çalıştığı yıllık izinlerini kullanmadığı iddialarının doğru olmadığını, davacının 1995-2000 tarihleri arasında öğrenci olması nedeniyle kendisine kolaylık gösterildiğini, elektrik teknisyeni olarak çalışmaya başladığı dönemde ise mevsim koşulları nedeniyle inşaat sezonunun kapandığı inşaatlarda çalışmaya ara verildiği halde davacının sigortasının devam ettirildiğini, işçinin yaptığı işin fazla çalışmayı gerektirir mahiyette olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin işverence haklı bir neden yokken feshedildiği, davacının talep ettiği diğer alacaklarının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
I-Davalı ... İş Yem Şirketi Temyizi yönünden;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.
Dosya içeriğine göre davalı aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar karar tarihi itibari ile 1.690,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427, 432. maddeleri uyarınca REDDİNE,
II- Davalılar ... ... ... Şirketi ile ... İş ... be İnşaat ve Ticaret Şirketi Temyizi Yönünden:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalıların aralarındaki ilişkinin ne olduğu ve buna bağlı olarak davacının davalılar nezdinde kesintisiz çalışıp çalışmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Öncelikle işverenler arasındaki organik bağ ya da birlikte işverenlik kavramları farklı işverenler nezdinde geçen çalışmaların birleştirilebilmesine imkan sağlayan hukuki birer araçtır. Diğer taraftan işyeri devri ya da iş sözleşmesi devri de işçinin tüm çalışma süresini birleştirilebilmesini mümkün kılan diğer durumlardır.
Somut olayda, sigorta kayıtlarına göre davacının 01.08.1995-04.12.1998 tarihleri arasında 2677 sigorta sicil numaralı ... ... ... Tic. ünvanlı iş yerinde, 15.04.1999-29.02.2000 tarihleri arası ... Yem. San. ve Tic. A.Ş. unvanlı iş yerinde, 02.08.2001-03.05.2005 tarihleri arası 2677 iş yeri sicil nolu ... ... ... Tic. Unvanlı iş yerinde, 04.05.2005-14.08.2006 tarihleri arası 1001866 iş yeri sicil nolu ... ... İş Ltd.Şti-... ... ...-İş İnş. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde, 04.10.2006-26.08.2007 tarihleri arası 2677 iş yeri sicil nolu ... ... ... Ticaret unvanlı iş yerinde; 23.08.2007-09.09.2008 tarihleri arası 1002804 ... ... ve İş. San. Tic. Ltd. Şti.-... ... ... İnş. Ldt. Şti unvanlı iş yerinde çalıştığı görülmektedir.
Dosya kapsamına göre diğer iki şirket arasında adi ortaklık ilişkisi olduğu görülmekle birlikte davalı ... Yem Şirketi ile diğer davalılar arasındaki ilişkinin ne olduğu belirsizdir. Öncelikle ... Yem Şirketi ile diğer davalılar arasındaki ilişkinin ne olduğu belirlenmelidir. Mahkemece davalılar arasında iş sözleşmesi devri kabul edilmiş ise de bu kabule dayanak oluşturacak bilgi ve belgeler dosya kapsamında yer almamaktadır. Ticaret sicil kayıtları ile davalılar arasındaki ilişkiyi gösterecek diğer belgeler dosyada bulunmamaktadır. Bu eksiklik giderilip davalı ... Yem Şirketi ile diğer davalılar arasındaki ilişki ortaya konulduktan sonra dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek davacının çalışma süresi
tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilip davacının çalışmasının kesintisiz olup olmadığı tartışılmalıdır. Bundan sonra davacının talepleri hakkında karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.