İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2013/6986 · K. 2013/21312
- Esas No
- 2013/6986
- Karar No
- 2013/21312
- Karar Tarihi
- 25.11.2013
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2013/6986 E. , 2013/21312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.10.2012 tarih ve 2011/113-2012/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı Vekili, taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma gereğince, limana gelen iki gemi dolusu çeltiğin depolara taşınması, muhafaza ve depoda gözetilmesi işini yüklenen davalının depolara naklettiği Baldo ve Osmancık cinsi çeltikleri ayrı ayrı depolara boşaltması gerekirken, dört ayrı depoya karışık olarak depolamak suretiyle davacıyı zarara uğrattığından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 126.836,92 TL davacı zararının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; gemi ile Bandırma Limanına gelen çeltik ürününün davacının emir ve talimatı ile taşınıp davacının hazır olan çalışanına mal teslimi yapıldığını, ondan sonra da fatura düzenlenip kısmi ödeme yapıldığını, davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun olamayacağını, ürünlerin üzerinde cins, nitelik veya hangi ambarlara döküleceğine ilişkin etiket, prospektüs ve açıklama bulunmadığını, kaldı ki, taşıma işinin gerçekleştiği 22/11/2010 tarihinden 19/01/2011 tarihine kadar uzunca bir süre geçtiğini pirinçlerin birbirine karışması olayının taşımadan sonra da gerçekleşebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya göre nakledilecek emtianın, pirinç değil kabuklarından ayrılmamış çeltik ürünü olduğu, bu şekildeki ürünün farklı cinslerinin üzerlerinde bir etiket, ayırıcı açıklama veya işaret olmadan ayırdedilmesinin uzmanlık gerektirdiği, davalının nakliyeci olup bu konuda uzman olmadığı, davacı basiretli bir tüccar gibi nakliye sırasında bu tür karışıklıkların meydana gelmemesi için her türlü tedbiri almak zorunda olduğu, davacının bu konudaki gerekli tedbirleri aldığına dair iddiası dışında hiçbir delili bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen zarardan doğrudan doğruya basiretli bir tüccar gibi hareket etmeyen davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.