İçtihatYargıtay16. Hukuk Dairesi
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi · E. 2013/7360 · K. 2013/9177
- Esas No
- 2013/7360
- Karar No
- 2013/9177
- Karar Tarihi
- 27.09.2013
Karar Metni
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/7360 E. , 2013/9177 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın adına tescili istemiyle tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 70.909,23 metrekare yüzölçümlü taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde davacı lehine tescil şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmaz, 1982 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 766 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereği tapulama harici bırakılan yerlerdendir. Davacı, tapu kaydı ile birlikte imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Ancak, dayanılan tapu kaydı tüm tedavülleri ile getirtilip uygulanmak suretiyle kapsamı belirlenmediği gibi, kayıt kapsamı dışında kalan bölümlerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçip geçmediği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre iktisap şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi için objektif bilimsel ve teknik verilerden yararlanılması gerektiği üzerinde durulmamış; dava tarihinden en az 20-30 yıl öncesine ait hava fotoğraflarından yararlanılmamış; tapu müdürlüğünden fen bilirkişisi tarafından düzenlenen haritanın bir örneği eklenerek çekişmeli taşınmaz hakkında çifte tapu oluşmasının önüne geçilmesi için başkaca dava açılıp açılmadığı sorulmamış, komşu parsel tutanakları ile varsa dayanak belgeleri getirtilmemiş, mahkeme gözlemi ve mahalli bilirkişi beyanlarında çekişmeli taşınmazın doğusundan dere geçtiğinden bahsedildiği halde jeolog bilirkişisinden rapor alınmamış, fen bilirkişisi raporunda dere işaretlettirilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm verilemez. Hal böyle olunca, öncelikle, tapu müdürlüğünden fen bilirkişisi tarafından düzenlenen haritanın bir örneği eklenerek
2013/7360-9177
çekişmeli taşınmaz hakkında çifte tapu oluşmasının önüne geçilmesi için başkaca dava açılıp açılmadığı, dayanak tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği sorulmalı; tapu kaydının tesisinden itibaren tedavülleri ile, varsa dayanak haritası revizyon gördüğü taşınmazların kadastro tutanakları ve kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları ve krokileri ile çekişmeli taşınmaza komşu parsel tutanakları ve varsa dayanak belgeleri getirtilmeli, dava tarihinden 20-30 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlere ait en az 3 ( 1985-1990-2000-2005 gibi ) hava fotoğrafı, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları 3 ziraat mühendisi, 1 jeolog bilirkişi ile 1 jeodezi, fotogrametri uzmanı ya da harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetinin katılımı ile yapılacak keşifte öncelikle davacı taraf dayanağı olan tapu kaydı, varsa haritası uygulanmalı, haritası yoksa sınırları yerel bilirkişilere tek tek okunarak zeminde göstertilmek suretiyle uygulanmalı, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde hava fotoğrafları bilirkişilere bilimsel yöntemlerle (hava fotoğrafı ve memleket haritası ile kadastro paftası ölçeği harita çizim programları aracılığıyla eşitlenerek çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmesi, hava fotoğrafları ile kadastro paftası çakıştırılıp stereoskop aletiyle incelenmesi) inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazın imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve ne zaman tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, taşınmaz sınırından geçen dere teknik bilirkişi raporunda işaretlettirilmeli, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.