İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2013/751 · K. 2013/20831
- Esas No
- 2013/751
- Karar No
- 2013/20831
- Karar Tarihi
- 03.12.2013
Karar Metni
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/751 E. , 2013/20831 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 268 ada 70 parsel sayılı 5364,59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylar ile davacı ... ve davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... imar ve ihyaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 268 ada 70 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; dosya içeriğine göre dinlenilen yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişilerinin beyanları soyut nitelikte gerekçesiz, taşınmazın evveliyatına dair somut bilgi vermekten uzak, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarına ilişkin olayı aydınlatmaya elverişli olmayan, somut olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi davacı tanıkları ile davalı tanığının dava konusu taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, ortak miras bırakandan intikal edip etmediği yönündeki beyanları arasında ortaya çıkan çelişki dahi usulünce giderilmemiştir. Bundan ayrı olarak mahkemece tespite aykırı sonuca varılmasına rağmen tutanak bilirkişisi ... Dinlenilmemiş, varsa nedenleri hükümde gerekçeleri ile birlikte gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. ../..
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tarafların babası olduğu belirtilen ...'e ait verasete esas açık nüfus kayıtları Nüfus Müdürlüğü'nden getirtilmeli, akabinde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait olduğu, dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'ten mi geldiği, yoksa davacı tarafından imar ihya yoluyla mı kazanılıp kazanılmadığı, kısaca taşınmazın ortak miras bırakan ...'ten mirasçılarına kalan tereke malı olup olmadığı, taşınmazın kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, somut olayda dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'ten kaldığı saptandığı takdirde bu kez paylaşma olgusu araştırılmalı, bu cümleden olarak kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının, bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlı olduğu gözetilerek yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp, yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazlarının hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı yada mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında, aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer .../..
davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının, birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan, davalar varsa, deliller değerlendirilirken, sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde, paylaşma olgusuna, yer verilip, verilmediği yönü üzerinde durulmalı, dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'ten kalmadığı, tereke malı olmadığı veya ortak miras bırakan ...'ten kalmış olsa bile mirasçıları arasında usulüne uygun olarak paylaşıldığı sonucuna varıldığı takdirde bu kez zilyetlik araştırması yapılarak dava konusu taşınmaz üzerinde davacı ... yararına müstakilen 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...'ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı ...'e iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.