İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2013/8454 · K. 2013/11862
- Esas No
- 2013/8454
- Karar No
- 2013/11862
- Karar Tarihi
- 19.06.2013
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2013/8454 E. , 2013/11862 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... vd tarafından, davalı ... aleyhine 26/05/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil ve haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Pankobirlik yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalının Konya Şeker A.Ş'nin eski çalışanı olup şirketten ayrıldıktan sonra, kooperatif başkanlığına aday olarak kendisine rakip olduğunu, gıyabında seçimlerde hile yaptığını, hakkında soruşturmalar olduğu ve yolsuzluk yaptığı yönünde beyanlarda bulunduğunu belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı, davacı ile seçim yarışına girdiklerini, seçimden önce elindeki birtakım bilgileri ilgili yerlere verdiğini ve davacı hakkında soruşturma yapıldığını, bu nedenle kendisine karşı suç isnat edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; tarafların yapılan seçimde karşı karşıya geldikleri, seçimden sonra davalının ilçeye giderek kahvehanede tanıklar huzurunda davacının şeref ve saygınlığını zedeleyecek şekilde beyanlarda bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın
takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olay tarihi, olayın gelişimi ve yukarıdaki ilkeler gözönüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.