İçtihatYargıtay14. Ceza Dairesi
Yargıtay 14. Ceza Dairesi · E. 2014/11163 · K. 2015/2486
- Esas No
- 2014/11163
- Karar No
- 2015/2486
- Karar Tarihi
- 09.03.2015
Karar Metni
14. Ceza Dairesi 2014/11163 E. , 2015/2486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, ondört yaşı içerisindeki mağdurenin olaydan önce duygusal arkadaşlık kurduğu sanıkla, suç tarihinde anlaşarak ailesinden habersiz sanıkla bir eve giderek burada cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka neden olmaksızın cinsel ilişkiye girdiği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 25.12.2013 günlü raporunda "mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan (Major depresyon, travma sonrası stres bozukluğu) denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği... olay nedeniyle ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğu" şeklinde bilgi verilmesi üzerine sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesi uygulanmış ise de, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan objektif sorumluluğun kaldırılarak subjektif sorumluluğun kabul edildiği, 5237 sayılı TCK.nın 23. maddesi uyarınca failin, gerçekleşen fakat kastetmediği bir neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, cebir, tehdit veya hile gibi iradeyi etkileyen herhangi bir hal olmaksızın mağdureyle cinsel ilişkiye giren sanığın bu eyleminden
dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır bir neticenin meydana geldiğinin iddia olunduğu olayda, sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, mesleki tecrübesi, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve olayın gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkacak olan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın sanık tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmayacağının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.