İçtihatYargıtay1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2014/14721 · K. 2014/17881
- Esas No
- 2014/14721
- Karar No
- 2014/17881
- Karar Tarihi
- 19.11.2014
Karar Metni
1. Hukuk Dairesi 2014/14721 E. , 2014/17881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : MANİSA 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/04/2014
NUMARASI : 2013/418-2014/390
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tespit ve tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne;birleşen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl ve birleşen davalar, tapu kaydında malik gözüken kişi ile murisinin aynı kişi olduğunun tespiti ve yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteklerine ilişkindir.
Davacı Sevgi, 2611 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden “Z.. Ç..” ile babaannesi olan murisi "Hasan kızı Z.. Ç.."ın aynı kişi olduğunun tespiti ile nüfus kaydına uygun olarak adının düzeltilmesi ve baba adının eklenmesini;yine aynı taşınmazın tapu kaydında “Dursun oğlu H.. Ç..'ın "Tosun oğlu H.. Ç.."" Dursun oğlu H.. Ç.."ın Tosun oğlu H.. Ç..",“Dursun kızı H.. Ç..”ın "Tosun kızı H.. S.." ile aynı aynı kişiler olduğunun tespiti ile tapu kaydında “Dursun” olarak yanlış yazılan baba isimlerinin nüfus kaydına uygun "Tosun" olarak düzeltilmesini istemiş; birleşen davada ise davacı Meral, 2611 parsel sayılı taşınmazın paydaşı “Dursun oğlu H.. Ç..” ile babası olan "Tosun oğlu H.. Ç.."ın aynı kişiler olduğunun tespiti ile tapu kaydında “Dursun” olarak yanlış yazılan baba isminin nüfus kaydına uygun "Tosun" olarak düzeltilmesini istemiş;diğer birleşen davada ise davacı H.. S.., 2611 parsel sayılı taşınmazın paydaşı Dursun kızı H.. Ç..” "Tosun kızı H.. S.."'in aynı kişiler olduğunun tespiti ile tapu kaydında “Dursun” olarak yanlış yazılan baba isminin nüfus kaydına uygun "Tosun" olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, asıl davada tespiti ve düzeltilmesi istenen kayıt malikleri Hava ve Hüseyin yönünden davacının dava açma sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine;asıl davada tespiti ve düzeltilmesi istenen kayıt malikleri Hasan ve Zehra bakımından ve birleşen davalarda iddianın ispatlandığı gerekçesi ile tespit ve düzeltme hükmü kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmü, Tapu Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere,hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, asıl davada paydaş "Z.. Ç.." ile davacı Sevgi'nin murisi "Hasan kızı Z..Ç.."ın ve diğer paydaş "Dursun oğlu H.. Ç.." ile davacı Sevgi'nin murisi "Tosun oğlu H.. Ç.."'ın;birleşen davada paydaş "Dursun oğlu H.. Ç.." ile davacı Meral'in murisi "Tosun oğlu H.. Ç.."'ın; diğer birleşen davada ise paydaş "Dursun kızı H.. Ç.." ile davacı "Tosun kızı H... S.."'in aynı kişi oldukları saptanmak suretiyle tespit hükmü kurulması doğru olduğu gibi asıl davada davanın açıldığı tarih olan 22.05.2013 tarihi gözetilerek kayıt malikleri Hasan ve Zehra bakımından nüfus kayıtlarına uygun olarak tapu kayıtlarında düzeltme yapılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur.Davalı vekilinin asıl ve birleşen davalarda bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalı vekilinin asıl davada vekalet ücretine yönelik ve birleşen davalarda tapu kaydına yanlış yazılan baba adının düzeltilmesine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Asıl davada, tespiti ve düzeltilmesi istenen kayıt malikleri Hava ve Hüseyin yönünden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin olarak dava reddedildiği, yargılama sırasında davalı Tapu Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiği halde, davalı yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru değildir.
Birleşen davalarda; dava dilekçelerinde tapu kaydında malik gözüken kişi ile murisinin aynı kişi olduğunun tespit isteği dışında tapu kaydına yanlış yazılan baba adının düzeltilmesi isteği de mevcut olup birleşen davalar sırasıyla 03.01.2014 ve 06.03.2014 tarihlerinde açılmış, mahkemece tespit isteği dışında baba adının düzeltilmesi isteği hakkında da esastan karar verilmiştir.
Bilindiği üzere,taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür taleplerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu talepler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK'nın) 1027. maddesi gereğince mahkemeye yapılırsa, 6100 sayılı HMK’nın 382/(2)-ç)-1 maddesi gereğince çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan, aynı Kanunun 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
Bunun yanı sıra, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren TMK'nin 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ile ilgili olarak düzeltme isteyebilir.
Bununla birlikte, Bakanlar Kurulunun 22.7.2013 tarihli ve 2013/5150 sayılı kararı ile kabul edilen, 17.8.2013 tarihli ve 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Tapu Sicili Tüzüğünün 28. maddesinde, kütük sayfası malik sütununda malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasının yazılacağı, tüzel kişilerin unvanlarının tam olarak yazılacağı ve paylı mülkiyette pay miktarı; paydaşların adı, soyadı ve baba adından sonraki kısımda, kesirli olarak gösterileceği ifade edilmiştir.
Aynı Tüzüğün 72. maddesinde, “Tapu sicilinde değişikliğin, hak sahibinin istemine ya da yetkili makam veya mahkeme kararına istinaden yapılabileceği” 74. maddesinde ise “Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde, belgelere aykırı basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak, re'sen düzeltme yapılacağı, istem belgesinde yapılan yanlışlık veya eksiklik düzeltilerek, belgenin uygun bir yerine yazılmak suretiyle taraflar ve tapu görevlilerince imzalanacağı ve sicilde buna uygun düzeltme yapılacağı, ana veya yardımcı siciller üzerinde yapılmış hata veya eksikliklerin, ilgililerce sunulan veya başka idarelerce düzenlenen belgelerden kaynaklanması hâlinde, ilgililerin gerçek durumu kanıtlayıcı belgelere dayalı başvuruları üzerine, istem, yevmiye defterine kaydedilerek gerekli düzeltme yapılacağı, kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde, belgelere aykırı tescil veya esaslı yazım hatasının düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması gerektiği, ilgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, bu durum beyanlar sütununda belirtilerek, 26.9.2011 tarihli ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre işlem yapılacağı, yapılacak düzeltmeler hatalı yazımdan sonra hak sahibi olmuş kişilerin hakkını etkileyici nitelikte ise, bu hak sahiplerinin de yazılı olurlarının aranacağı, müdürlüğün ilgililerin bilgisi dışında yaptığı işlemleri tebliğ etmekle yükümlü” olduğu açıklanmıştır.
Tapu Sicil Tüzüğünün 75. maddesi “ (1) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine;
a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber,
b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler, incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istem yevmiye defterine kaydedilerek düzeltilir.
(2) Zeminde incelemenin, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılacağı ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenleneceği, zeminde incelemede, komşu parsel malikleri, muhtar ve diğer ilgililer dinleneceği; vergi kaydı ve diğer her türlü bilgi ve belgeden yararlanılır.
(3) Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinde de yukarıdaki fıkraların uygulanır.
(4) Bu madde hükümleri uyarınca kayıt düzeltmeleri için müdürlüklere başvuru yapılması zorunludur" şeklinde düzenlenmiştir.
Yine aynı Tüzüğün 26. maddesine göre ise mevzuat ve bu Tüzükte yer alan hükümlere uygun olmayan ve 4721 sayılı Kanunun 1011 inci maddesine göre geçici tescil şerhine de imkân bulunmayan istemlerin geciktirilmeden, gerekçesi, itiraz yeri ve süresi de belirtilmek suretiyle reddedileceği, ret kararının, istem sahibine elden veya 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edileceği ve ret kararına, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde müdürlüğün bağlı bulunduğu bölge müdürlüğüne, bölge müdürlüğünün kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Genel Müdürlüğe itiraz edilebileceği belirtilmektedir.
Yukarıda açıklanan yeni Tapu Sicil Tüzüğü hükümleri ve özelikle 75. maddesi nazara alındığında, tapu müdürlüklerine oldukça geniş yetkiler verilerek tapudaki hataların daha kısa bir sürede, idari yoldan düzeltilmesine imkân verildiği görülmektedir. Yine bu maddenin son fıkrasında ise “Bu madde hükümleri uyarınca kayıt düzeltmeleri için müdürlüklere başvuru yapılması zorunludur.” hükmü bulunmaktadır.
Bu hüküm hak arama özgürlüğünü kısıtlamamakta, aksine hak arayanlara haklarını çok daha kısa bir sürede, kolay, ucuz ve basit bir şekilde elde etme imkânı vermektedir. Hal böyle olunca, bu imkânın öncelikle tüketilmesi ve bu yolla bir sonuç alınamaması durumunda ilgilinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi gereğince mahkemeye başvurması zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu nedenle, yeni Tapu Sicili Tüzüğünün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 17.8.2013 tarihinden sonra, birleşen davalarda davacıların baba adının düzeltilmesi isteğine yönelik olarak, mahkemeye müracaat etmeden, öncelikle ilgili tapu müdürlüğüne yukarıda açıklanan prosedüre uygun şekilde başvurması, eğer bu talebinde istediği sonucu alamazsa daha sonra mahkemeye başvurması gerekir.
Hâl böyle olunca, birleşen davalarda baba adının düzeltilmesi isteğine yönelik olarak Tapu Sicil Tüzüğü gereğince öncelikle tapu müdürlüğüne başvurma zorunluluğu getiren yasal prosedür izlenmeden doğrudan davalar açıldığından birleşen davalarda tespit hükmü ile yetinilmesi, baba adının düzeltilmesi isteğine yönelik olarak açılan davaların da usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde birleşen davalarda baba adının düzeltilmesi isteğinin de kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç, tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesi olduğuna göre; nüfus kayıtlarına göre davacının adı "Havva" iken dava tarihinden önce 05.11.2013 tarihinde nüfus idaresi tarafından köy kaydına istinaden "Hava" olarak düzeltildiği buna karşın dava konusu taşınmazın tapu kaydında "Havva" yazılı olduğu halde kararda bu hususun gözetilmemesi doğru olmadığı gibi evlilik kaydına göre kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen "Tosun kızı H.. Ç.."ın evlenmekle "Sevüktekin" soyadını almasına rağmen hüküm fıkrasında bu hususun gözetilmemesi de isabetsizdir.
Davalı vekilinin asıl ve birleşen davalarda bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.