İçtihatYargıtay11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2014/20279 · K. 2016/4210
- Esas No
- 2014/20279
- Karar No
- 2016/4210
- Karar Tarihi
- 09.05.2016
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2014/20279 E. , 2016/4210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanıkların aşamalarda “Sahteliği iddia edilen belge resmi belge niteliğinde değildir, geçerliliği yoktur. Biz bu belgeyi sadece muhtarın talebi üzerine düzenledik. Bu belgede amaç, taşınmazları başına gidilen kişileri göstermekti. Bu, amaçla muhtardan da şahısların imzalarını sadece taşınmazların başına gidildiğini göstermek için almasını istemiştik. Biz sadece taşınmaz başında olan ve kimliği yanında olan kişilerin imzasını belgeye almıştık, geri kalan kişilerin imzasını muhtar tamamlattırmıştı. DGD işlemlerinde sahte olduğu iddia edilen bu belge hiçbir dayanak teşkil etmemektedir. Esas olan belge Kadastro Görmemiş Birimler İçin Tespit Formu (Ek 3)'tür. Bu, Bakanlıkça DGD tespitlerine esas olarak düzenlenen belgedir ve bu belge tespit komisyonunca düzenlendikten sonra kimliği olan ve taşınmaz başında hazır olan kişilerin imzası belge altına alınır. Hazır olmayan kişiler için ise bu belge İlçe ..... Müdürlüğüne teslim edilerek ilgililerin orada imzaları tamamlattırılır.” şeklindeki savunmaları, Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğine göre komisyonun üyesi olan muhtarın tanık olarak beyanına başvurulmamış olması karşısında; muhtarın tanık olarak dinlenmesinden sonra, sahteliği kabul edilen suça konu belgenin hangi mevzuat uyarınca tanzim edildiği araştırılıp, DGD kapsamında yapılacak ödemelerde suça konu belgenin esas alınıp alınmadığı ilgili kurumlardan sorulduktan sonra .... Müdürlüğü'nün 28.11.2006 tarihli yazı içeriğinde de bahsedildiği üzere, yapılan çalışmalarda çiftçiyi temsilen muhtarın bulunması gerektiği ve çiftçinin teyiden imza koyduğu hususu ile yapılan keşifler sonrasında düzenlendiği anlaşılan ve komisyon üyeleri ile çiftçilerin imzaları sonrasında İl ya da İlçe .... Müdürlüğü'ne sunulan Ek-3 belgelerinin ilan edilmiş ve bu ilana itiraz edilmemiş olması da dikkate alınarak sanıkların eyleminin faydasız sahtecilik niteliğinde olup olmadığı da tartışıldıktan sonra sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı,
2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.