İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2014/2946 · K. 2014/15506
- Esas No
- 2014/2946
- Karar No
- 2014/15506
- Karar Tarihi
- 18.11.2014
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2014/2946 E. , 2014/15506 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2012/917-2013/633
Davacı N.. A.. vekili Avukat R.. Ş.. K.. tarafından, davalı T.. T.. aleyhine 24/09/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 19/12/2013 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/11/2014 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil T.. T.. geldi, karşı taraftan davacı vekili Avukat R.. Ş.. K..'ın mazeret dilekçesi gönderdiği, mazeretinde başka duruşması olduğundan duruşmaya gelemeyeceğini bildirdiği görüldü. Mazereti reddedildi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eşi ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, davalının eşinin çalıştığı iş yerinde amiri olduğunu, boşanmalarından kısa bir süre sonra davalı ile evlendiğini, kalp hastası olduğu için çevresindekilerin boşandığı eşi ile davalı arasında bir ilişki olduğunu kendisine söylemediklerini öğrendiğini, davalının evli olduğunu bilerek karısı ile ilişkiye girip kendisini de boşanmaya ikna etmeye çalışması nedeni ile kişilik haklarının zarar gördüğünü iddia ederek uğradığı manevi zararı ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, iddiaların asılsız olduğunu, davacının eşini aynı iş yerinde çalıştıkları için tanıdığını, davacı ile geçinemediklerini aralarında özel sorunlar bulunduğunu her iki tarafın kendisine anlattığını bunun üzerine boşanacaksanız anlaşmalı şekilde boşanın dediğini başka bir müdahalesi bulunmadığını, davacı ve eşi boşandıktan sonra eşinin zor durumda kalması nedeni ile kendisini de tanıdığı için evlenmeye karar verdiğini, öncesinde aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ile davacının boşandığı eşi arasındaki iletişim kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından boşanmadan önce duygusal bir ilişki yaşandığı hususu sabit olduğundan davanın kabulü ile 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olaya gelince; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, aralarında yaşanan olayların gelişim biçimi ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.