İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2014/4700 · K. 2014/6697
- Esas No
- 2014/4700
- Karar No
- 2014/6697
- Karar Tarihi
- 22.05.2014
Karar Metni
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2014/4700 E. , 2014/6697 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, kira alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması, birleşen dava ise kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, itirazın 382.256,25 TL üzerinden kaldırılmasına, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin birleşen davadaki tahliye kararına yönelik temyiz itirazları ile davacı ve davalının asıl davaya ilişkin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin sözleşmedeki artış şartı gereği hüküm altına alınan kira alacağının hesabına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davada ve icra takibinde dayanılan ve karara esas alınan 01.10.2010 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedeli net 110.000 TL olarak belirlenmiş ve her ayın 1 ila 10.günleri arasında peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 8.maddesinin D bendinde "kira bedellerinin kira başlangıcından itibaren her yıl bir önceki kira bedeline TEFE+TÜFE/2 (tefe oranı ile üfe oranı toplanıp bulunan sonuç ikiye bölünecek) enflasyon artışı eklenerek ödenecektir." hükmü getirilmiştir. Özgür irade ile kararlaştırılan bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda artış şartı dikkate alınarak hesaplama yapılmış ise de, bilirkişi tarafından TEFE ve ÜFE oranlarının on iki aylık ortalaması mı yoksa bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranlarının mı dikkate alındığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu husus üzerinde durularak bilirkişiden denetime elverişli olacak şekilde on iki aylık TEFE ve TÜFE değişim oranı ortalamasına göre artış oranının hesaplattırılması için yeniden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
3-Davalı vekilinin faiz oranına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasındaki sözleşmenin 8/B maddesinde kiranın gecikmeli olarak yatırılması durumunda aylık %5 gecikme faizi ile birlikte ödeme yapılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı, davalı hakkında 29.04.2013 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 2013 yılı Şubat, Mart ve Nisan ayı kira parası 462.182,40 TL asıl alacak ve 37.744,90 TL sözleşme gecikme faizi olmak üzere toplam 499.927,30 TL'nin tahsilini istemiştir. Mahkemece sözleşmede belirlenen faiz oranı üzerinden bilirkişi tarafından hesaplanan 30.999,41 TL üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.nun 120. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre; "Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir." 6101 sayılı TBK.nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesinde; "TBK.nın kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi görülmekte olan davalara da uygulanır." hükmü öngörülmüştür.
Bu durumda icra takibinde sözleşmede kararlaştırılan %5 aylık gecikme faizi üzerinden talep edilen işlemiş faiz TBK.nun 120.maddesindeki temerrüt faizinin üst sınırını aştığından, TBK.nun 120/2.maddesi gereğince mevzuat hükümlerine göre belirlenen faizin %100 fazlası olarak uygulanarak işlemiş faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davaya ilişkin kararın ONANMASINA, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca asıl davaya ilişkin kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.