İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2014/4795 · K. 2014/13677
- Esas No
- 2014/4795
- Karar No
- 2014/13677
- Karar Tarihi
- 17.06.2014
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2014/4795 E. , 2014/13677 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : Çorum 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 31/01/2014
Numarası : 2013/301-2014/46
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi uyuşmazlık konusudur.
Davacı, mevsimlik işçi olduğunu, 2009 yılı çalışma dönemi içinde davalı şirket çavuşu olan S.. K.. ile münakaşa yaşadığını, bunun üzerine işine son verildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı ise davacının iddiasının asılsız olduğunu, davacının yakın akrabalarının toplu halde şirkete dava açtığı için davacının da 2009 yılında işten çıkmasına rağmen 2012 yılında dava açma yolunu seçtiğini, davacının kendisi isteği ile işten ayrıldığını, bir daha da işe gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiğine dair yeterli delilin sunulmadığını, uzun yıllar aynı işyerinde çalışmasını sürdüren davacının işçilik hak ve alacaklarından vazgeçecek şekilde sebepsiz olarak iş sözleşmesini sona erdirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, davalı işyerinde mevsimlik işçi olarak toplamda 2 yıl 11 ay 16 gün süre ile çalışmış olup ranzacı olarak görev yapmıştır.
Dinlenen davacı tanıklarının işveren vekili S.. K.. ile tartışmasına yönelik görgüye dayalı bilgileri yoktur. Ancak tanık O.. Y.. beyanında, " ...davacı en son çavuşumuz S.. K.. ile tartıştı. Normalda 2 ranzacı birlikte çalışıyorduk ve Cuma günleri arkadaşlarımızdan birisi Cuma Namazına gidip, diğeri çalışıyordu. En son çavuşumuz davacıya bugün mesai saatleri içinde çalışacaksınız, namaza mesaiden sonra gidersiniz dedi. Davacı da buna rağmen Cuma Namazına gideceğini söyleyince tartıştılar. Ben olay esnasında burada değildim. Ancak seslerini duyabiliyordum....davacı işyerinden ayrıldıktan yaklaşık 1 hafta -10 gün kadar sonra Turhal'a gitti. Ancak Turhal'da başka bir yerde çalışmak için mi gitti bilmiyorum. Halen davacı Turhal'da çalışmaktadır. Kiremit fabrikasında çalışmaktadır. Evini de taşımıştır" " şeklinde beyanda bulunduğu; diğer davacı tanığı H.. A.. ise yukarıda tanık beyanında geçen namaza gitmek yönünden tartışma yaşandığını davacıdan öğrendiğini ayrıca davacının kendisine "işi bırakacağını" söylediğini beyan etmiştir.
Dinlenen davalı tanıkları ise davacının davet edilmesine rağmen 2010 yılı sezonun gelip başlamadığını, davacının Turhal'da çalışmaya başladığını ve bir daha fabrikaya dönmediğini beyan etmişlerdir.
Davalı işverenin ve davalı tanıklarının, davacının Turhal'da çalışmak için işyerine gelmediğine dair beyanları karşısında incelenen hizmet döküm cetvelinden de görüleceği üzere; davacının en son 22.04.2009-26.10.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştıktan 4-5 gün sonra bir başka il sınırları içinde yer alan ( Tokat ili Turhal ilçesi) dava dışı işyerinde çalışmaya başladığı da görülmüştür.
Dolayısıyla somut olayda, gerek davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgileri olmaması, gerekse davalı tanıklarının davacının Turhal ilçesinde çalışmaya başladığından fabrikaya gelmediğine dair beyanları ile bu beyanları destekler hizmet döküm cetveli birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı işyerinden ayrılıp başka bir ilde yer alan dava dışı işyerinde çalışmaya başladığını, bu nedenle sezon başlangıcında işyerine gelip çalışmadığını, işyeri çavuşu ile tartışması ve bu tartışma neticesinde işten çıkışının yapıldığının gerek kendi iddiası ve gerekse tanık beyanları ile de ispatlanmadığı görülmekle davacının başka bir işte çalışmak için işyerinden kendi isteği ile istifa ederek ayrılması neticesinde kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunmamaktadır.
O halde mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kıdem ve ihbar tazminatı alacağı olduğunun kabulü ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davalıya iadesine 17.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.