İçtihatYargıtay17. Ceza Dairesi
Yargıtay 17. Ceza Dairesi · E. 2015/11135 · K. 2016/4204
- Esas No
- 2015/11135
- Karar No
- 2016/4204
- Karar Tarihi
- 29.03.2016
Karar Metni
17. Ceza Dairesi 2015/11135 E. , 2016/4204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuklar ... ile sanık ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında ceza süresine göre erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında kalan hükümlerde suç işlemeyecekleri yönünde kanaat bulunmadığı bildirilerek erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kış saati uygulamasına 31.10.2010 günü saat 04.00 itibari ile geçildiği ancak olayın 01.10.2010 günü sabaha karşı meydana geldiği buna göre olay günü güneşin saat 05.52'de doğduğu, yakınanın beyanlarında saat 05.30'da namaz için kalktığında tıkırtı duyduğunu, kendi çocukları olduğunu düşündüğü için gidip bakmadığını söylediği, suçu kabul eden bir kısım sanık ve suça sürüklenen çocuğun da suçu saat 05.00 civarında işlediklerini beyan ettikleri, yalnızca sanık ... kolluk beyanlarında saat 04.00 civarında evin olduğu bölgeye geldiklerini, kendisi arabadayken diğer sanık ve suça sürüklenen çocukların ayrılıp 1 saat kadar sonra ellerinde çantalar ile geldiğini söylediğinin anlaşılması karşısında, şüpheli olan suç saatinin sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar daha lehlerine olması ve yakınanın beyanları ile de tutarlılık göstermesi sebebi ile saat 05.00'ten sonra işlendiğinin kabülü gerekirken yalnızca bir sanığın, yakınan beyanları ile de çelişen anlatımlarına üstünlük tanınarak suçun gece vakti gerçekleştiğinden bahisle sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Yasa'nın 143. maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... müdafii ile sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasın ı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla
1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından; suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ile sanık ... hakkındaki hırsızlık suçu ile ilgili bölümden 143. maddenin uygulanması ile ilgili kısımlar çıkartılarak, suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükmün hırsızlık suçu ile ilgili bölümündeki 31/3. maddesinin uygulandığı fıkradan "2 yıl 6 ay" ve 62. maddenin uygulandığı fıkradan "2 yıl 1 ay " ifadeleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla "2 yıl" ve "1 yıl 8 ay" yazılması, suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükmün hırsızlık suçu ile ilgili bölümündeki 31/3. maddesinin uygulandığı fıkradan “2 yıl 6 ay ” hapis cezası ifadesinin çıkartılarak "2 yıl hapis cezası yazılmak, sanık ...'in ise sonuç cezasının “3 yıl” olarak düzeltilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ile sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümler ile sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kış saati uygulamasına 31.10.2010 günü saat 04.00 itibari ile geçildiği ancak olayın 01.10.2010 günü sabaha karşı meydana geldiği buna göre olay günü güneşin saat 05.52'de doğduğu, yakınanın beyanlarında saat 05.30'da namaz için kalktığında tıkırtı duyduğunu, kendi çocukları olduğunu düşündüğü için gidip bakmadığını söylediği, suçu kabul eden bir kısım sanık ve suça sürüklenen çocuğun da suçu saat 05.00 civarında işlediklerini beyan ettikleri, yalnızca sanık ... kolluk beyanlarında saat 04.00 civarında evin olduğu bölgeye geldiklerini, kendisi arabadayken diğer sanık ve suça sürüklenen çocukların ayrılıp 1 saat kadar sonra ellerinde çantalar ile geldiğini söylediğinin anlaşılması karşısında, şüpheli olan suç saatinin sanıklar ve suça sürüklenen çocukların daha lehlerine olması ve yakınanın beyanları ile de tutarlılık göstermesi sebebi ile saat 05.00'ten sonra işlendiğinin kabülü gerekirken yalnızca bir sanığın, yakınan beyanları ile de çelişen anlatımlarına üstünlük tanınarak suçun gece vakti gerçekleştiğinden bahisle sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Yasa'nın 116/4. maddesi ile hüküm kurulması ve sanık ... hakkında aynı Yasa'nın 143. maddesinin uygulanması,
2-Aynı yargı çevresindeki ... Açık Cezaevinde hükümlü bulunan sanık ...'ın hükmün açıklandığı 07/09/2009 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ve ... müdafii ile sanıklar ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 29.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.