İçtihatYargıtay13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi · E. 2015/18148 · K. 2016/14598
- Esas No
- 2015/18148
- Karar No
- 2016/14598
- Karar Tarihi
- 07.06.2016
Karar Metni
13. Hukuk Dairesi 2015/18148 E. , 2016/14598 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat.... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri ...'ın maliki bulunduğu binayı Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında davalıya devrettiğini, davalının sözleşmeye uygun olarak daire vermediğini, değer farkı olduğunu, teslim edilen dairede ve binanın ortak alanlarında eksik ve ayıplı işler bulunduğunu, ayrıca geç teslim nedeniyle kira kaybına uğradıklarını ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere değer farkından dolayı şimdilik 300TL, eksik ve ayıplı imalat nedeniyle şimdilik 100 TL ve kira kaybından dolayı şimdilik 100 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın görülmesinin idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların murisi ile davalı arasında kentsel dönüşüm projesi kapsamında Tapu Tahsis Belgeli Tesis Sözleşmesi imzalandığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu husus taraflar arasında da çekişmesizdir. Davacılar, davalı belediyenin sözleşme kapsamında taahhüt edilen nitelikte daire vermediği, değer farkı olduğu, eksik ve ayıplı imalat bulunduğu ve geç teslim nedeniyle kira kaybı zararlarının bulunduğu iddiasıyla tazminat istemiyle eldeki davayı açmışlar, mahkemece davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Eldeki davada çözülmesi gereken husus, davaya bakma görevinin adli yargıya mı, idari yargıya mı ait olduğu hususudur.
Benzer bir olayda davanın reddine dair direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda görüşülmesi sırasında, Dairemizce de benimsenen kararda da belirtildiği üzere taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca eksik belirlendiği iddia edilen bakiye alacağının talep edildiği, davacının bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 gün 2014/13-1500 esas, 2015/1519 karar numaralı kararı)
Bilindiği üzere, görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. Bu bağlamda mahkemenin, görevli olup olmadığını talep olmasa dahi kendiliğinden gözetmesi zorunludur. Yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafın talebi özel hukuk hükümlerine göre yapılan işlem neticesinde tazminat isteğine ilişkin olduğundan olayda görevli mahkeme adli yargı mahkemesidir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacılara iadesine, 07/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.