İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2015/19077 · K. 2015/25195
- Esas No
- 2015/19077
- Karar No
- 2015/25195
- Karar Tarihi
- 14.12.2015
Karar Metni
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/19077 E. , 2015/25195 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işyerinde büro elemanı olarak çalıştığını, davalı işyerinde yetkili olan...Sendikasına üye olduğunu, davalı işyerinde yürürlükte bulunan ....in 3.maddesinin 3.bendinde büro elemanlarının sözleşme kapsamı dışında olduğunun belirtildiğini, ancak bu hükmün işyerinde genel olarak uygulanmadığını, davalı işyerinde fiilen büro işçisi olarak çalışmasına rağmen ...' ten yararlanan çok sayıda işçi bulunduğunu, dolayısıyla davalı işverenin bu hükme dayanarak keyfi uygulamaya gittiğini ve eşit konumdaki işçilere farklı muamelelerde bulunduğunu, kendisi ile aynı durumda/statüde olan işçilerin ...' ten yararlandığını ancak kendisinin bu haklardan hukuksuz olarak mahrum bırakıldığını, ayrıca bu tür düzenlemelerin Anayasaya, Sendikalar Kanununa ve evrensel hukuk normlarına da aykırı olduğunu, ...' in 3/3.bendindeki büro işçilerinin kapsam dışı sayılması hükmünün işyerinde genel olarak uygulanmaması, işverenin keyfi tutumu nedeniyle aynı konumdaki bazı büro işçilerinin ....ten faydalandırılarak eşit durumdaki işçiler arasında ayrımcılık yapılması nedeniyle bu keyfi uygulamaların hukuk düzenince korunamayacağını, bu nedenlerle de kendisinin de diğer birçok büro işçisi gibi ....ten yararlanmasının gerektiğini, zira 15/03/2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ....te kapsam dışı uygulamasının kaldırıldığını, açılan emsal davalarda da iddiaları doğrultusunda kabul kararları verildiğini iddia ederek, ... gereği kendisine ödenmeyen bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın süresinde açılmadığı için zamanaşımı savunması ve kesin hüküm itirazında bulunarak, zira davacının daha önce .... 3. İş Mahkemesinin 2011/560 Esas sayılı dava dosyası ile aynı mahiyette dava açtığını, bu davanın reddedildiğinin ve bu şekilde kesinleştiğini, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının masa başında memurlarla birlikte çalıştığını, yapılan uygulamaların kanun ve ....lere uygun olduğunu, eşitsizliğin bulunmadığını, 2011-2013 dönemi ....inde de memur-işçi ayrımının kaldırıldığını, talep edilen bedellerin de çok yüksek olduğunu, faiz taleplerinin de kabul edilemez olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işverenin davacı ile aynı yerde çalışıp aynı işi yapan bir kısım personeli ... hükümlerinden faydalandırdığı halde davacıyı faydalandırmamış, faydalandırmama nedenlerini de objektif ölçütler çerçevesinde ispatlayamamıştır. Ayrıca işverenin eşit davranma ilkesine de aykırı davrandığı anlaşılmıştır. Ayrıca işveren ile yetkili sendika arasında 2011 yılında imzalanan yeni ...' de, büro işçilerinin kapsam dışı olduğuna ilişkin maddenin kaldırılarak tüm işçilerin ... ile getirilen tüm haklardan yararlandırılmalarına başlandığı görülmekte olup bu uygulamanın dahi işverenin başlangıçta yaptığı yanlış uygulamadan döndüğü anlaşıldığından dava konusu yapılan sendikal haklardan davacının yararlandırılması gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık işverenin eşit davranma borcuna aykırı davranıp davranmadığı ve bunun sonuçları noktasında toplanmaktadır.
Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup, iş hukuku bakımından işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı işyerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır. Bununla birlikte eşit davranma borcu tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmeyip, eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir.
“Eşitlik İlkesi” en temel anlamda T.C. Anayasasının 10 uncu ve 55 inci maddelerinde ifade edilmiş, 10 uncu maddede “Herkes, dil, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” kuralına yer verilmiştir. 55 inci maddenin kenar başlığı ise “Ücrette Adalet Sağlanması” şeklindedir.
Bundan başka eşit davranma ilkesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Ekonomik Topluluğu Andlaşması, Uluslararası Çalışma Örgütünün Sözleşme ve Tavsiye Kararlarında da çeşitli biçimlerde ele alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu sistematiğinde, eşit davranma borcu, işverenin genel anlamda borçları arasında yerini almıştır. Buna karşın eşitlik ilkesini düzenleyen 5 inci maddede, her durumda mutlak bir eşit davranma borcu düzenlenmiş değildir. Belli bazı durumlarda işverenin eşit davranma borcunun varlığından söz edilmiştir. Dairemiz kararlarında “ esaslı nedenler olmadıkça” ve “biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça” bu yükümlülüğün bulunmadığı vurgulanmıştır
İşverence, işçiler arasında farklı uygulamaya gidilmesi yönünden nesnel nedenlerin varlığı halinde eşit işlem borcuna aykırılıktan söz edilemez.
4857 sayılı Yasanın 5 inci maddesinin ilk fıkrasında, dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi sebeplere dayalı ayrım yasağı getirilmiştir. Belirtilen bu hususların tamamının mutlak ayrım yasağı kapsamında ele alınması gerekir. Eşit davranma ilkesinin uygulanabilmesi için aynı işyerinin işçileri olma, işyerinde topluluk bulunması, kolektif uygulamanın varlığı, zamanda birlik ve iş sözleşmesiyle çalışmak koşulları gerekmektedir.
Yasanın 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında tam süreli - kısmî süreli işçi ile belirli süreli - belirsiz süreli işçi arasında farklı işlem yapma yasağı öngörülmüş, üçüncü fıkrada ise cinsiyet ve gebelik sebebiyle ayrım yasağı düzenlenmiş ve bu durumda olan işçiler bakımından iş sözleşmesinin sona ermesinde de işverenin eşit davranma borcu vurgulanmıştır. Bununla birlikte, işverenin işin niteliği ile biyolojik nedenlerle faklı davranabileceği bahsi geçen hükümde açıklanmıştır.
Eşit davranma borcuna aykırılığı ispat yükü işçide olmakla birlikte, anılan maddenin son fıkrasında yer alan düzenlemeye göre işçi ihlalin varlığını güçlü biçimde gösteren bir delil ileri sürdüğünde aksi işveren tarafından ispatlanmalıdır.
Dairemizce emsal davalarda, davacıların eşitsizlik tazminatı taleplerinin kabulüne dair hükümler onanmış ise de; davalı işverenin dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi sebeplere dayalı ayrım yaptığının davacılar tarafından ispatlanamadığı, bu tür is...nai kuralların dar yorumlanması gereği gözönünde tutularak eski kararlardan dönülmek suretiyle, davalının davranışının eşit davranma borcuna aykırılık teşkil etmediği bu nedenle de eşitsizlik tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu nedenle davacının eşitsizlik tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.