Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2015/19316 · K. 2018/12329
9. Hukuk Dairesi 2015/19316 E. , 2018/12329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 01/01/2009-02/10/2013 tarihleri arasında matbaa ustası olarak çalıştığını, iş akdinin haksız feshedildiğini, son ücretinin 2.700,00 TL + asgari geçim indirimi olduğunu, fazla mesai yaptığını, 29 Ekim haricinde diğer resmi bayramlarda çalıştığını, imzalanan ibraname gereği müvekkiline toplam 15.755,99 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin gerçek hakedişler üzerinden yapılmadığını iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı,genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, asgari geçim indirimi, ücret alacağı ve hafta tatili ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili özetle; davacının son ücretinin 1.100,00-TL olduğunu, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, müvekkili şirkette cumartesi – pazar günleri ve resmi bayramlarda çalışma yapılmadığını, davacıya banka aracılığı ile 16.927,41 TL ödeme yapıldığını, davacının hiç bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı, davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir. Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak kısmi davadaki miktar, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsar. Bakiye alacak talep edildiği tarihe göre, geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalıyor ise zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir. Kısaca kısmi davadaki alacak miktarı belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmeli, bakiye alacak ise ondan sonraki süreyi kapsamalıdır. İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacak, alacaklı lehine hüküm altına alınmalıdır. Dosya içeriğine göre kısmi olarak açılan davada, davacı vekili bilirkişi hesap raporundan sonra ıslah sureti ile alacakları arttırmış ve davalı vekili ise ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Hüküm altına alınan fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının kısmi olarak istenen miktar dışlandığında kalan kısmında ıslah tarihine göre geriye beş yıllık süre dikkate alındığında bu süre dışında kalan miktarların zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında alınan ek rapor ile ıslaha karşı zamanaşımı değerlendirilmiş ancak mahkemece gerekçesi belirtilmeden kök rapor doğrultusunda bu alacaklar hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, ıslaha karşı zamanaşımı def'inin değerlendirildiği 09/03/2015 tarihli ek rapora göre karar verilmesi gerekirken, kök raporun esas alınması hatalıdır. Açıklanan nedenle hükmün bozulması gerekmiştir. F)Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.