İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2015/23725 · K. 2015/20663
- Esas No
- 2015/23725
- Karar No
- 2015/20663
- Karar Tarihi
- 27.10.2015
Karar Metni
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/23725 E. , 2015/20663 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davacı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 27.10.2015 Salı günü belirlenen saatte temyiz eden davacı ... vekili Av.... ile davalı... Lastik San.ve Tic.A.Ş. vekili Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 06.06.1996- 02.05.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davacının şirketlerinin güvenini kötüye kullanması, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması nedeni ile haklı nedenle fesih edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının davalı işyerinde yapılan ARGE çalışması kapsamındaki deneme işleminin başarısız olması için saboteye yönelik eylemleri gerçekleştirmesinin "işçinin sadakat yükümlülüğüne" aykırılık teşkil ettiği, işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Uyuşmazlık işverenin eşit davranma borcuna aykırı davranıp davranmadığı ve bunun sonuçları noktasında toplanmaktadır.
Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup, iş hukuku bakımından işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı işyerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır. Bununla birlikte eşit davranma borcu tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmeyip, eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir.
Eşit davranma borcuna aykırılığı ispat yükü işçide olmakla birlikte, anılan maddenin son fıkrasında yer alan düzenlemeye göre işçi ihlalin varlığını güçlü biçimde gösteren bir delil ileri sürdüğünde aksi işveren tarafından ispatlanmalıdır.
Somut olayda, davacının ... isimli işçinin üretim süresini kısaltmaya yönelik önerisi sonucu girişilen bir mamul denemesinde, davacının bu önerinin denenmemesi ve başarısız olması için deneme esnasında bilerek ve kasten pişirici kimyasalların yanlış tartılması talimatını verdiği ve yanlış tartılan ilgili kimyasalların bulunduğu kovayı daha sonra çöpe döktürdüğü, yine yeni bir deneme başlamadan önce telefon ile verdiği talimatla mikserin soğutma sistemini açtırarak sıcak olması gereken makineyi soğutmaya çalıştığı şeklindeki eylemler nedeniyle iş sözleşmesinin feshi haklı neden niteliğinde ise de, yapılan eylemlerden davacının amiri ...’in de haberi olduğu halde bu eylemlere engel olmadığı, aynı şekilde davacı tanığı olarak dinlenilen ...’in bu eylemlerde davacıya tartım aşamasına başlamadan önce deneme olduğu için davacının üst limitten malzemeler koymasını istemesi üzerine oranları artırarak işlemin başarısızlığa uğramasını sağlamak şeklinde yardımcı olduğu, çöpe atılan malzemeyi hazırladığı anlaşılmasına rağmen ... ve... isimli işçilere sadece uyarı cezası verilmekle yetinilmiştir. ... ve ...’in davacıyla ortak hareket etmeleri ve denemelerin başarısız sonuçlanması eylemine iştirak ettikleri sabit olmakla eşit işlem ilkesine aykırı olarak sadece davacının iş sözleşmesinin feshedilmesi haksız olup bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1100,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 27.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.