İçtihatYargıtay17. Ceza Dairesi
Yargıtay 17. Ceza Dairesi · E. 2015/25446 · K. 2017/13907
- Esas No
- 2015/25446
- Karar No
- 2017/13907
- Karar Tarihi
- 15.11.2017
Karar Metni
17. Ceza Dairesi 2015/25446 E. , 2017/13907 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet suça sürüklenen çocuk ... müdafii
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 24.06.2015 tarihli oturuma ilişkin duruşmanın kapalı yapıldığının ve duruşmanın sonunda “kapalı” yargılamaya son verildiği belirtilmesine karşın, "açık” oturumda tefhim edildiği belirtilmek suretiyle çelişki yaratılması, giderilmesi ve tekrarlanması olanağı bulunmadığından; 03.05.2015 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına yanlış yazılması mahallinde düzeltilebileceğinden ve suça sürüklenen çocuk ...'ın okul içindeki kantinden yiyecek malzemeleri çalması şeklindeki eylemi ile 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a ve 142/2-h maddelerini ihlal ettiği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun suçun daha ağır cezayı içeren nitelikli hali olan TCK'nın 142. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiği halde, aynı Yasa'nın 142/1-a maddesi gereğince hüküm kurulması ve hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi nedeniyle, suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 63. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi uyarınca “yarı oranında” artırım yapılması gerekirken 1/3 oranında artırım yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/1-c maddesinde yer alan “ 2 yıl süreyle gerektiğinde barınma imkanı da olan bir eğitim kurumuna devam etmesi seçenek yaptırımına” çevrildiği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesi 4. fıkrasında yer alan "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde 11. fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında; seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde de yazılı şekilde hapse çevrilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Kısa süreli hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verileceği” cümlesinin çıkarılması suretiyle, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocukların suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda olduğu, Kırklareli Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 04.05.2015 tarihli raporlarının yalnızca hırsızlık suçuna ilişkin olarak görüş içerdiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocukların işlemiş oldukları işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan dolayı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Ceza Genel Kurulu'nun 28.02.2017 tarih, 2016/2-833 Esas ve 2017/115 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere suça sürüklenen çocuk ...'nun okul içindeki kantinden yiyecek malzemeleri çalma şeklindeki eylemi ile 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a ve 142/2-h maddelerini ihlal ettiği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun, suçun daha ağır cezayı içeren nitelikli hali olan TCK'nın 142. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiği halde, aynı Yasa'nın 142/1-a maddesi gereğince cezalandırılması,
3-Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi nedeniyle, suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 63. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi uyarınca “yarı oranında” artırım yapılması gerekirken 1/3 oranında artırım yapılması,
4-Suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1 ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 20/2 maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alındığı belirtilmiş ise de, dosya içerisinde ve UYAP sorgulamasında sözkonusu raporun bulunmadığı anlaşıldığından, sosyal inceleme raporu alınmadan, alınmış ise dosya arasına konulmadan hüküm kurulması,
5-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının TCK'nın 50/1-c maddesinde yer alan “2 yıl süreyle gerektiğinde barınma imkanı da olan bir eğitim kurumuna devam etmesi seçenek yaptırımına” çevrildiği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesi 4. fıkrasında yer alan "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde 11. fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde de yazılı şekilde hapse çevrilmeyeceğinin gözetilmemesi,
6-Adli tıp giderinin zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle adli tıp gideri olan 200,00 TL'nin suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı davranılması,
7-Karar başlığında, 03.05.2015 olan suç tarihinin, 04.03.2015 olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
8-Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 24.06.2015 tarihli oturuma ilişkin duruşmanın kapalı yapıldığının ve duruşmanın sonunda “kapalı” yargılamaya son verildiği belirtilmesine karşın, “açık ” oturumda tefhim edildiği belirtilmek suretiyle çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu açısından diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın muhafazasına, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.