Yargıtay 13. Hukuk Dairesi · E. 2015/26632 · K. 2016/18342
13. Hukuk Dairesi 2015/26632 E. , 2016/18342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı Asil ... ve vekili avukat ... ile davacı Asil ... ve vekili avukat ...'in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, okur yazar olmayan yaşlı bir kişi olduğunu, birlikte yaşadığı kızı ...'a, sadece maaşlarını çekmesi, vergilerini ödeyip kira işlemlerini yapması amacıyla vekalet verdiğini düşünmesine rağmen, kızının çok geniş yetkiler içeren vekaletname almış olduğunu ileri sürerek, verilen vekaletnamenin zararına kullanılması suretiyle yapılan zilyetlik devirlerinin ve buna bağlı mal kaçırmak kastı ile yapılan geçersiz devirler neticesi son olarak davalıya yapılan devire ilişkin taşınmaz mal zilyetlik devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiş; davacının yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, .... İli, Merkez İlçesi, .... Mahallesi, .... Sokak No:.... adresindeki taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri olan 45.181,00 TL'nin davacılar tarafından davalıya verilmesi şartı ile davalı tarafından davacılara teslimine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Mahkeme kararları açık, anlaşılır ve infazı kabil nitelikte olmalıdır. Mahkemece şarta bağlı hüküm kurulması infazda duraksamaya yol açacaktır. Şarta bağlı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/son ve 389 uncu maddelerine (yeni HMK 294,297) aykırıdır. Bu durumda, mahkemece taşınmazın değeri olarak tespit edilen 45.181,00TL'nin davacılar tarafından yargılama sırasında mahkemenin tespit edeceği bir yere depo edilmesi için davacılara usulüne uygun şekilde süre verildikten sonra istemin sonucuna göre uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usule ve yasaya aykırı karar verilmesi doğru olmamıştır. 2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalıya ayrı ayrı ödenmesine, harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.