İçtihatYargıtay10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2015/5138 · K. 2016/1376
- Esas No
- 2015/5138
- Karar No
- 2016/1376
- Karar Tarihi
- 28.04.2016
Karar Metni
10. Ceza Dairesi 2015/5138 E. , 2016/1376 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : .Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık ... hakkındaki temyiz isteğinin incelenmesi:
Hükmün temyiz edilmesinden sonra, sanığın ... Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla gönderdiği 14.05.2015 tarihli dilekçesindeki “Almış olduğum 15 yıl cezamı burada tamamlamak istiyorum. Yargıtay'a göndermek istemiyorum” şeklindeki beyanı temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olduğundan; hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
B) Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin incelenmesi:
1- Sanıkların kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin teknik araçlarla izlenmesine, ses ve görüntü kayıtlarının alınmasına ilişkin CMK'nın 140. maddesi gereğince verilmiş karar olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı örneğinin getirtilmesi,
2- Karar varsa, kamera kaydına ilişkin CD'nin duruşmada sanıklara izletilerek, görüntülerin ve konuşmaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
3- CMK'nın 140. maddesi gereğince verilmiş bir karar yoksa; somut olayda örgüt olmadığı gibi suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi de söz konusu olmadığından, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın kanuna aykırı olacağı, ancak bu görevliler adlî kolluk görevlisi ise genel görevleri kapsamında topladıkları delillerin geçerli kabul edileceği; sanıkların aleyhlerine olan tutanakları kabul etmediklerini söyledikleri de dikkate alınarak; 13/09/2014, 14/09/2014 ve 15/09/2014 tarihli suçlara ilişkin tutanakları düzenleyen görevlilerin adli kolluk görevlileri ise diğer tanıklar gibi kimlikleri gizlenmeden ve sanıklar ile müdafilerine soru sorma olanağı da tanınarak tanık olarak dinlenmeleri,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
4- Kabule göre;
a) Sivil giyimli iki kolluk görevlisinin 13.09.2014 tarihinde 20 TL verip sanıklar ... ve ...'den 1 gram esrar aldıkları, aynı görevlilerin 14.09.2014 tarihinde tekrar giderek 20 TL verip sanıklar ... ve ...'den 1,26 gram daha esrar aldıkları, 15.09.2014 tarihinde ise aynı görevlilerin sanıklar ..., ... ve ...'den 1 adet MDMA içeren uyarıcı hap aldıkları; kolluk görevlilerinin gerçek iradelerinin uyuşturucu madde satın alma değil, suç delilini elde etme olduğundan, somut olayda “uyuşturucu madde satma”nın gerçekleşmediği; böylece sanıkların hareketlerinin bütünüyle “uyuşturucu maddeyi satışa arzetme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, üç kez uyuşturucu madde sattıkları kabul edilerek sanıklar hakkında zincirleme suçla ilgili TCK'nın 43. maddesinin uygulanması,
b) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları ile duruşmadaki savunmaları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, resen de incelenen hükümlerin diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA; CMUK'nın 325. maddesi gereğince bozmanın temyiz isteğinin incelenmesine yer olmadığına karar verilen diğer sanık ...'e SİRAYETİNE,
28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI
28.04.2016 tarihinde saat: 14.00'de verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Mustafa Kızılırmak'ın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ...'ın yokluğunda 28.04.2016 tarihinde yöntemine uygun biçimde, açık olarak okunup anlatıldı.