İçtihatYargıtay18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi · E. 2015/8071 · K. 2016/3108
- Esas No
- 2015/8071
- Karar No
- 2016/3108
- Karar Tarihi
- 24.02.2016
Karar Metni
18. Hukuk Dairesi 2015/8071 E. , 2016/3108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ...'un Medeni Kanunun 405 ve 406. maddeleri gereğince kısıtlanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm vasi adayı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; kısıtlı adayı ...’un Türk Medeni Kanunun 405.maddesinde düzenlenen akıl hastalığı ve aynı Yasanın 406.maddesinde düzenlenen malvarlığını kötü yönetmesi nedeniyle, vesayet altına alınmasını talep etmiş, mahkemece, 406. madde yönünden herhangi bir araştırma yapılmaksızın sadece akıl hastalığı nedeniyle vasi tayini istemine ilişkin olarak mahkeme hakiminin duruşmadaki gözlemine dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 409/2. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceği, hakimin karar vermeden önce, kurul raporunu gözönünde tutarak kısıtlanması istenilen kişiyi dinleyebileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece; kısıtlanması istenilen ...’un dosyadaki bilgi ve belgeler ile birlikte ilgili ... İhtisas Kuruluna sevk edilip muayenesi yaptırılarak, Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde yer alan kısıtlama sebeblerinden birinin olup olmadığının tespitine ilişkin alınacak sağlık kurulu raporuna göre kısıtlanmayı gerektirir bir sebep olmadığının anlaşılması durumunda, aynı Yasanın 406.maddesinde düzenlenen kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönettiği iddiası yönünden de, vesayete ilişkin hükümlerin kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, başta davacı olmak üzere tarafların göstereceği tüm delillerin toplanıp değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, mahkemece sadece duruşmadaki gözleme dayanılarak yetersiz ve eksik inceleme yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.