Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2016/10057 · K. 2017/3328
11. Hukuk Dairesi 2016/10057 E. , 2017/3328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/03/2016 tarih ve 2015/451-2016/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalının özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS)” akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada haksız kesilen elektrik faturası nedeniyle müvekkili aleyhine ... 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/494 esas sayılı dosyası ile menfi tespit ve istirdat davasının kabulüne karar verildiğini ve davaya istinaden müvekkilinin icra dosyasına 19.621,29 TL ödeme yaptığını ileri sürerek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, "İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi" hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; işletme hakkı devir sözleşmesinden önceki tarihte abone tarafından davacı şirket aleyhine menfi tespit davası açıldığı, menfi tespit davasının kabulle sonuçlanıp ilamın icraya konulması üzerine 19.621,29 TL ödeme yapıldığı, açılan davadan ...'ın haberdar olması nedeniyle davayı takip ettiğinden sözleşmenin 7.2. maddesine göre davalıya ihbarının gerek olmadığı ve icra dosyasına ödenen paradan sözleşmenin 7.4 maddesine göre davalının sorumlu olduğu, ayrıca davacının davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğünü ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.621,29 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve rücuya konu davanın İHDS’nin 7.4 kapsamında kalması sebebiyle davacının ihbar yükümlülüğünün bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup, davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının birinci bendindeki "dava tarihinden" ibaresi silinerek, yerine "ödeme tarihi olan 30.06.2010 tarihinden" ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.004,33 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/06/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.