İçtihatYargıtay12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2016/10609 · K. 2017/1119
- Esas No
- 2016/10609
- Karar No
- 2017/1119
- Karar Tarihi
- 17.02.2017
Karar Metni
12. Ceza Dairesi 2016/10609 E. , 2017/1119 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : Beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Sanığın kadın doğum uzmanı olarak çalıştığı Özel ... Hastanesi'nde, şikayetçi ...'nin gebelik takibini yaptığı, doğum yaklaştığında tahmini bebek ağırlığının 3.500 gr olduğunu söyleyerek şikayetçiyi normal doğuma yönlendirdiği, (MÜŞTEKİNİN 2. DOĞUMU) doğum sırasında (40 hafta 3 günlük olan bebeğin) bebeğin 4.360 gr olduğunun anlaşıldığı ve bebeğin omuz sıkışması geçirerek sol kolunda organ işlev kaybı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; Hacettepe Üniversitesi akademik heyetince düzenlenen 05.06.2012 tarihli raporda, bebek ağırlığının 4000 gramın üzerinde olması halinde omuz distosisi riskinin 7 kat arttığının belirtildiği, Süleyman Demirel Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalınca düzenlenen 04.03.2009 tarihli raporda; doğum öncesinde annenin ve bebeğin takiplerini yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanının. 4.360 gr. Doğan bir bebeğin bu durumunu doğum öncesinde ultrasonografik tetkik ile belirleyip veya bir radyolog tarafından belirlenmesini sağlayıp, aileye olası komplikasyonlar ve doğum yöntemleri hakkında bilgi vermesi gerektiği, iri bebeğin doğum öncesinde tespitinin yapılmaması nedeniyle sanığın kusurlu olduğunun belirtildiği; Dairemiz'in 12.09.2014 tarihli bozma ilamı akabinde alınan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 11.02.2016 tarihli raporunda; doğum öncesi 3500 gr öngörülen fetüs ağırlığının 4360 gr olmasının beklenebilir durumlardan olduğu, ayrıca söz konusu doğum ağırlığı, doğum öncesi belirlense dahi mutlak sezaryen endikasyonu oluşturmadığı, söz konusu fetüs ağırlığında doğumun normal vaginal yolla sonlandırılabileceği, bebekte oluşan durumla ilgili dallardan konsültasyon istendiği, ilgili dal hekimleri tarafından da gerekli müdahaleler yapılarak kayıt altına alındığı; bu suretle sanığın eyleminin tıp kurallarına uygun olduğu belirtilmekle; sanığın kusursuz olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin, sanığın kusurlu olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA; 17.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.