İçtihatYargıtay17. Ceza Dairesi
Yargıtay 17. Ceza Dairesi · E. 2016/14046 · K. 2017/3676
- Esas No
- 2016/14046
- Karar No
- 2017/3676
- Karar Tarihi
- 29.03.2017
Karar Metni
17. Ceza Dairesi 2016/14046 E. , 2017/3676 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali,
mala zarar verme
HÜKÜM : Temyiz talebinin reddi, mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelemesinde:
Hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 6217 sayılı Yasa ile değişik 5320 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi gereğince hükümlerin temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, dosya içeriğine ve gerekçeye göre, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan 22.01.2016 tarih, 2015/299 Esas ve 2015/709 Karar sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelemesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK'nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, "...Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" görüşünün, TCK'nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan
değerin az olmasını temel almaktadır. TCK'nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK'nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; müştekinin yargılama aşamasında alınan beyanında 60,00-70,00 TL parasının çalındığını ve iade edildiğini söylemesine rağmen, soruşturma evresinde bir miktar parasının çalındığını söylediği ve kesintisiz takip sonucu yakalanan suça sürüklenen çocuktan muhafaza altına alma tutanağında belirtildiği şekilde 34,40 TL ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; bu miktar esas alındığında, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK'nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 29.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.