İçtihatYargıtay12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2016/2132 · K. 2017/4451
- Esas No
- 2016/2132
- Karar No
- 2017/4451
- Karar Tarihi
- 29.05.2017
Karar Metni
12. Ceza Dairesi 2016/2132 E. , 2017/4451 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 81.902,87 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
4926 sayılı Kanuna aykırılık suçu kapsamında davacıya ait tankere 21/09/2005 tarihinde el konularak, yediemine teslim edildiği, tankerin Gümrük Müsteşarlığı Dicle Tasfiye Şube Müdürlüğü tarafından 5.800 TL ye 3. bir şahsa satıldığı, davacı hakkında Kahramanmaraş 1 Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2009 tarih, 2005/845-2009/240 sayılı ilamı ile atılı suçtan beraatine, tazminat davasına konu tankerin ise iadesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 7 Ceza Dairesi tarafından 20/05/2013 tarihinde onandığı, bunun üzerine, tasfiye edilen araç bedelinin faizi ile birlikte 04/10/2013 tarihinde davacıya ödendiği, görülmekle;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçları, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlamaktadır. Manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile, gerekse iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılmaktadır. Tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, davacı lehine el koyma nedeniyle 1.500 TL manevi tazminata hükmedilmesi
2-Davacının aracının el koyma tarihindeki ve tasfiye edilmiş olması sebebiyle parasının iade edildiği tarihteki muhtemel değerinin hesaplanıp, arada fark bulunup bulunmadığı, bu süreçte, bakım, vergi, sigorta, amortisman, şoför vs. giderleri çıkartılmak suretiyle araç ile ortalama ne kadar kazanç sağlanabileceği ve aracın tasfiye bedelinin iade edilmiş olması hususları dikkate alınarak maddi zararın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, el koyma tarihinden tasfiye bedelinin iade edildiği tarihe kadar TÜFE enflasyon değişim oranı dikkate alınarak hesaplanan asgari ücret miktarına, aracın tasfiye edilmesi sırasında uğranılan zararda eklenmek suretiyle belirlenen miktarın, maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınıp, yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat için dava tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasına karşın, 19/11/2014 tarihinde sunulan dilekçede, el koyma tarihinden itibaren faiz talep edildiğinin anlaşılması karşısında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 177/2 maddesi gereğince, davacı tarafın bu talebinin davalı tarafa bildirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
b-Islah yolu ile faiz istenebileceği hususu dikkate alınarak, davacı tarafın el koyma tarihinden itibaren hükmedilecek maddi ve manevi tazminata faiz uygulanması hususundaki talebinin kabul edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c-Davacı tarafın 79.247,92 TL maddi tazminat talep etmiş olması karşısında talebin aşılamayacağı gözetilmeksizin, 81.902,87 TL maddi tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.