Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2016/3024 · K. 2018/6326
11. Ceza Dairesi 2016/3024 E. , 2018/6326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Beraat Katılan vekilinin temyiz isteminin sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla, bu hükümlere hasren yapılan temyiz incelemesinde; 1-Sanıklar hakkında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma“ suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanıkların savunmalarında suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmelerine karşın, sanıklar yönünden düzenlenen ... Denetim Grup Müdürlüğü‘nün 11.03.2011 tarih ve 10 sayılı mütalaası ile 28.02.2011 tarih ve VDENR-2011-1121/5 sayılı vergi suçu raporu ve eklerine göre, yapılan yoklamalarda işyerinde numunelik malzeme dışında bir emtianın varlığına rastlanılmadığı halde, düzenlenen faturaların çok geniş bir yelpazede ticari faaliyette bulunulmasını gerektirdiği, işyerinin bir dönem kapalı olduğu tespit edilmesine rağmen, bu dönemi de kapsayacak şekilde mal ve hizmet satışında bunulduğunun beyan edildiği, nakliye faturası kesmiş olan mükellefin üzerine kayıtlı aracının olmadığı, depo olarak bildirilen adreste başka bir mükellefin faaliyet gösterdiği, dönemler itibariyle 2-6 işçi beyanı bulunan mükellefin, bu işçilere ilişkin işyerinde bir tespit yapılamadığı, işçi ücretlerine yönelik beyan edilen stopaj vergileri ve diğer vergilerin ödenmediği, şirket muhasebecisine bilinen adreslerinde ulaşılamadığı, belirtilen miktarda hasılata ulaşacak kapasitede işyeri, makine, teçhizat ve donanıma sahip olmadığı yönünden tespitlerde bulunulması karşısında, suçun yasal unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; a)Sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinin 1. fıkrasında, faturalarda bulunması zorunlu olan bilgilerin neler olduğunun belirtilmesi, aynı Kanunun 227. maddesinin 3. fıkrasında ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' hükmünün yer alması, sanıkların yetkilisi olduğu şirket tarafından düzenlenen ve kullanılan, herhangi bir faturanın dosya içerisinde mevcut bulunmadığının ve getirtilip duruşmada incelenmediğinin anlaşılması karşısında; sanıkların 2010 takvim yılında düzenlediği ve kullandığı iddia olunan faturalardan, kanaat oluşturacak sayıdaki asıllarının veya onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesi ve 213 sayılı Kanunun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediklerinin tespit edilmesi, b)Suça konu faturaların zorunlu bilgileri içerdiğinin tespit edilmesi durumunda; sanıklar tarafından kullanılan faturaları düzenleyen şirketlere ilişkin karşıt inceleme raporlarının dosya içerisinde mevcut bulunduğu gözetilmekle, sanıklar tarafından düzenlenen faturaları kullanan şirketler hakkında da karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı araştırılarak haklarında düzenlenen vergi inceleme raporlarının onaylı suretlerinin getirtilerek incelenmesi, faturaları düzenleyen ve kullanan mükellefler hakkında kamu davası açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyasına intikali sağlanarak ayrıntılı özetlerinin tutanağa geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları düzenleyen ve kullananların yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak, faturaları düzenleyen ve kullanan şirketler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli görülmesi halinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra, sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 22.03.2011 tarih ve 2011/10927 Soruşturma-2011/4933 Esas sayılı iddianamesi ile 213 sayılı Yasanın 367. maddesine göre dava şartı olan ... Denetim Grup Müdürlüğü‘nün 11.03.2011 tarih ve 10 sayılı mütalaasına uygun olarak sanıklar hakkında, "2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma" suçlarından kamu davası açıldığı, her takvim yılında işlenen “sahte fatura düzenleme” ve “sahte fatura kullanma“ eylemlerinin birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturacağı, hükmün gerekçesinde “...sanıkların sahte fatura ibraz ederek vergi zahiyatına sebep verdikleri gerekçesiyle açılan kamu davasından beraatlerine karar vermek gerektiği kanaatine varmıştır.” denilmek suretiyle, sanıkların 2010 takvim yılındaki sahte fatura kullanma suçuna yönelik eylemlerinden bahsedilmekle birlikte, hüküm kısmında sanıkların “...Sahte Belge Düzenleyerek Vergi Usul Kanuna Muhalefet suçunun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması“ gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği belirtilerek, hangi suçtan hüküm kurulduğu açıkça anlaşılamayacak şekilde tek hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.07.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.