İçtihatYargıtay3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2016/5924 · K. 2016/9679
- Esas No
- 2016/5924
- Karar No
- 2016/9679
- Karar Tarihi
- 22.06.2016
Karar Metni
3. Hukuk Dairesi 2016/5924 E. , 2016/9679 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki nafakanın kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, boşanma ilamı ile davalı ve müşterek çocuk yararına 500'er TL yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedildiğini, davacının emekli olup tek gelirinin emekli maaşı olduğunu, nafakaları ödeyemediğini, davalının çalıştığını, yoksulluğa düşme tehlikesinin olmadığını ileri sürerek yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılmasını olmadığı takdirde hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının oturduğu eve kira ödemediği, 850 TL babasından emekli maaşı aldığı, haftada üç gün 70-80 TL karşılığı günlük temizliğe gittiği, bu hali ile davalı ...'nın günlük temizlik işlerinden 600-1.000 TL ortalama gelire sahip olduğu babadan kalma maaş ile birlikte 1.450-1.850 TL aylık gelirinin bulunduğu, yoksulluğunun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ...Aile Mahkemesinin 18/07/2013 tarih ... sayılı kararla davalı lehine hükmedilen 500 TL yoksulluk nafakasının davanın açıldığı 01/10/2014 tarihinden geçerli olmak üzere kaldırılmasına, müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının kaldırılması veya azaltılması talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK nun 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
./..
-2-
Nafaka iradı, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir. Sözleşmede, edimler arasındaki denge, umulmadık gelişmeler yüzünden bozulacak olursa sözleşme koşulları değişen maddi koşullara uyarlanır. Buna göre,
sözleşenlerin eğer gelişmeleri baştan kestirebilselerdi, sözleşmeyi bambaşka koşullarla kurmuş olacakları söylenebiliyorsa, ayrıca, beklenmeyen gelişme yüzünden sözleşmeye baştan kararlaştırılmış koşullarla olduğu gibi katlanmak taraflardan biri için özveri sınırının aşılması anlamına geliyorsa, yasal ve sözleşmesel risk dağılımı çerçevesinde taraflardan sözleşmeye baştan kararlaştırılmış koşullarla bağlı kalmaları beklenemiyorsa, sözleşmeye hakimin müdahalesi gündeme gelebilir.
Ancak sözleşme ile kararlaştırılmış ve hakim tarafından onaylanmış olan iradın, yasada aranan şartlar gerçekleşmeden tamamen kaldırılmasını ya da indirilmesini istemek hakkın kötüye kullanılması mahiyetini arzeder.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında "asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması" yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmediği gibi asgari ücretin üzerinde gelire sahip olunması da yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir. (...07.10.1998 gün, 1998/2–656 E, 1998/688 K. 26.12.2001 gün 2001/2–1158–1185 sayılı ve 01.05.2002 gün 2002/2–397–339 sayılı kararları).Bu durumda ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
Somut olayda; tarafların ....Aile Mahkemesi'nin 18/07/2013 tarih ... sayılı karar ile anlaşmalı boşandıkları, müşterek çocuk ....için 500 TL iştirak nafakasına, davalı için 500 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, kararın 18/07/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Tarafların yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırmalarında, davacının, 1.500 TL emekli maaşı aldığı, kız kardeşi ve yeğeni ile birlikte kaldığı, kendisine ait olan evde davalının kaldığı, davalının ise ev temizlik işlerine gittiği, yevmiye olarak 70 TL aldığı, babasından kalma 850 TL maaşı olduğu, davacıya ait evde oturduğu, kira vermediği tespit edilmiştir. Ayrıca davacının bir kamyon garajında günlük yevmiye üsulü 50.00 TL karşılığında çalıştığı tanık beyanları ile anlaşılmıştır.
Davalının yoksulluğunun ortadan kalktığının kabul edilebilmesi için; asgari ücret düzeyinin üzerinde gelirinin bulunması ve gelirinin devam etmesi gerekmektedir. Davalının ev temizlik işlerine gittiği ve buradan gelir elde ettiği sabit ise de bu gelir düzenli ve sürekli bir gelir değildir. Nafaka alacaklısı kadının aldığı maaşın, yukarıda belirtilen zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılaması beklenemez. Başka bir anlatımla, davalının eline geçen yetim aylığı miktarı, onu yoksulluktan kurtaracak mahiyette değildir. Davalının ölen babasından dolayı aldığı maaş nafakanın kaldırılmasına değil, azaltılmasına etki edecek olgulardandır.
./..
-3-
O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak, davalının yoksulluğunun ortadan kalkmadığı kabul edilerek, nafakanın) TMK'nın 4. maddesinde vurgulan hakkaniyet ilkesi gereğince uygun bir miktarda indirilmesine karar vermek olmalıdır. Bu nedenle; mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde yoksulluk nafakasının tümden kaldırılmasına karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...