İçtihatYargıtay19. Ceza Dairesi
Yargıtay 19. Ceza Dairesi · E. 2016/9698 · K. 2017/5056
- Esas No
- 2016/9698
- Karar No
- 2017/5056
- Karar Tarihi
- 29.05.2017
Karar Metni
19. Ceza Dairesi 2016/9698 E. , 2017/5056 K.
"İçtihat Metni"
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanıklar ... ve ...'un, anılan Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı 833,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/01/2016 tarihli ve 2015/380 esas, 2016/5 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 25/04/2016 gün ve 2517 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2016 gün ve KYB. 2016 / 196687 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1 ve 2. fıkralarında, “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.”, “En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” hükümlerinin yer aldığı, buna göre adlî para cezasının anılan hükümler nazara alınmak suretiyle öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş ise de,
Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bulunulması karşısında, kurulan hükmün henüz hukukî bir sonuç doğurmadığı, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceği, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi uyarınca mahkemece geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra kanun yollarına tabî olacağı cihetle, sanık Seyitali Karabulut yönünden Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/01/2016 tarihli ve 2015/380 esas, 2016/5 sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmemiştir.
Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1 ve 2. fıkrasında, “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.”, “En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” hükümlerinin yer aldığı, buna göre adlî para cezasının anılan hükümler nazara alınmak suretiyle öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 61/8 maddesi, "...Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur..." hükmüyle, verilecek adli para cezasının, önce gün üzerinden belirlenmesi ve neticeten sanığın ekonomik sosyal durumuna göre bir gün karşılığı gelirine göre ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunmasını düzenleme altına almıştır.
Kanun yararına bozmaya konu edilen dosyada; sanığın suçunun sabit olması nedeniyle mahkemece verilen hükümde, sanığın 5809 sayılı kanunun 63/10 maddesi gereği 1000 TL, TCK 62 maddesi gereği 1/6 indirimle neticeten 833 TL adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden, Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/01/2016 tarihli ve 2015/380 esas, 2016/5 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, önce hükümdeki adli para cezasına dair uygulamaların çıkarılmasına, sanık ...'ın, eylemine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63/10 maddesi gereği, 50 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında verilen cezanın şartları oluşan TCK 62. Maddesi gereği 1/6 oranında indirilmesi suretiyle neticeten 41 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında belirlenen gün adli para cezasının TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca, bir gün karşılığı olarak takdiren 20 TL ile çarpılması sonucu 820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 29/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.