İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2017/12090 · K. 2018/15898
- Esas No
- 2017/12090
- Karar No
- 2018/15898
- Karar Tarihi
- 19.09.2018
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2017/12090 E. , 2018/15898 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 6. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, bu kez davacı vekilince İstanbul Anadolu Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince , davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının H.M.K.'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davacı vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı , 01/10/2014 başlangıç tarihli ve beş yıl üç ay süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 07/06/2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 68.855,36 TL kira alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu 13/06/2016 tarihli dilekçe ile; taraflar arasında yargılamasının sürmekte olduğu bir kira uyarlama davası bulunduğu, KDV alacağı talebinin de yerinde olmadığı, icra takibi kapsamında kira bedeline, KDV'ye, faize, kur olarak belirtilen değere, kapak hesabındaki tüm kalemlere, asıl ve fer'ileriyle birlikte tüm borca itiraz etmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). Davacı vekili 13/07/2016 tarihinde İcra Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesi ile davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalının taşınmazdan tahliyesine ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş ise de dosya içerisinde yer alan 16/11/2016 havale tarihli dilekçe ile itirazın kaldırılması ile takibin devamına, davalının taşınmazdan tahliyesine ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. İtirazın hükümden düşürülmesi İcra ve İflas Kanunu 67. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup 67. maddesi ile; Takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği , 68. maddesi ile de; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde, "itirazın iptali" ifadesine yer vermekle birlikte, davayı icra mahkemesinde açmıştır. Ayrıca 16/11/2016 tarihli dilekçe ile itirazın kaldırılmasını açıkça talep etmesi karşısında davanın itirazın iptali olarak nitelendirilerek, genel hükümlere tabi olarak sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kararı doğru görülmemiştir. Öte yandan; davalı borçlunun itirazı borca itiraz niteliğinde olup, uyuşmazlık yargılamayı gerektirmez. Taraflarca inkar edilmeyen 01/10/2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının/yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.