İçtihatYargıtay19. Ceza Dairesi
Yargıtay 19. Ceza Dairesi · E. 2017/1315 · K. 2017/5569
- Esas No
- 2017/1315
- Karar No
- 2017/5569
- Karar Tarihi
- 12.06.2017
Karar Metni
19. Ceza Dairesi 2017/1315 E. , 2017/5569 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece, bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5187 sayılı Basın Kanunu'nun "Düzeltme ve cevap" başlıklı 14. maddesi; "... Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlâl edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır.
Düzeltme ve cevapta, buna neden olan eser belirtilir. Düzeltme ve cevap, ilgili yazıdan uzun olamaz. Düzeltme ve cevaba neden olan eserin yirmi satırdan az yazı veya resim veya karikatür olması hallerinde düzeltme ve cevap otuz satırı geçemez.
Süreli yayının birden fazla yerde basılması halinde, düzeltme ve cevap yazısı, düzeltme ve cevap hakkının kullanılmasına sebebiyet veren eserin yayımlandığı bütün baskılarda yayımlanır.
Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirlenen süreler içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayımlanması halinde ise yayım tarihinden itibaren onbeş gün içinde cevap ve düzeltme talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hâkiminden yayımın yapılmasına veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma yapmaksızın, karara bağlar...." ve
"Düzeltme ve cevabın yayımlanmaması" başlıklı 18. maddesi; "... Düzeltme ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kesinleşmiş hâkim kararlarına uymayan sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili onmilyar liradan yüzellimilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Ağır para cezası, bölgesel süreli yayınlarda yirmimilyar liradan, yaygın süreli yayınlarda ellimilyar liradan az olamaz.
Sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili hakkında verilen ağır para cezasının ödenmesinden yayın sahibi, sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili ile birlikte müteselsilen sorumludur.
Düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmaması veya 14 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartlara uyulmaksızın yayımlanması hallerinde hâkim ayrıca, masraflar yayın sahibi tarafından karşılanmak üzere, bu yazının tirajı yüzbinin üzerinde olan iki gazetede ilân şeklinde yayımlanmasına da karar verir..." şeklinde düzeltme ve cevap metninin nasıl yayınlanması gerektiği, gereği gibi yayınlanmaması halinde hangi cezaların kime verileceğine dair düzenlemeler yapmıştır.
Davaya konu olayda; Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 14.02.2006 tarihli 2006/523 ve 524 D.İş. sayılı iki adet kararla, yine Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 10.02.2006 tarihli 2006/436 D.İş sayılı karar gereği, ilgili gazetenin 02.03.2006, 04.03.2006 ve 05.03.2006 tarihli üç nüshasında tekzip metinlerinin süresi içinde, yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlandığı, yayımlanan nüshalarda, sayfanın üst çizgisine alınan reklamın tekzip metninin yayınlanma şekline dair kanuna aykırılık teşkil etmediği, bu nedenle gazetenin sorumlu müdürü hakkında açılan davada mahkemece suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-) Birleşen suç dosyalarındaki atılı suç tarihleri 02/03/2006 - 04/03/2006 - 05/03/2006 olmasına rağmen, gerekçeli kararda sadece 04/03/2006 olarak yazılması,
2-) Karar celsesi tutanağında düzgün biçimde yazılmış olan hüküm fıkrasının, temel cezanın yer aldığı ilk paragrafının, gerekçeli karar metninde sanık hakkında hangi temel cezadan başlandığının anlaşılamamasına yol açacak şekilde, eksik olarak cümlenin ortasından başladığı, indirim ve artımların bunun üzerine yapılması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.