Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2017/13410 · K. 2020/3332
11. Ceza Dairesi 2017/13410 E. , 2020/3332 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme, Tefecilik, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet etme HÜKÜM : Sanık hakkında 5464 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan; ceza verilmesine yer olmadığına Sahte fatura düzenleme ve tefecilik suçundan; mahkumiyet Katılan vekilinin 22/01/2015 havale tarihli temyiz dilekçesinin içeriği itibarıyla, sanıklardan ... hakkında "5464 sayılı Kanun‘a Muhalefet Etme" suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ve aynı sanık hakkında "Tefecilik" suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden katılan lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkin olduğu; sanık ... hakkında "2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçu yönünden kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik dosya kapsamına göre herhangi bir temyiz istemi bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri inceleme konusu yapılmıştır. I-Sanık ... hakkında "5464 sayılı Kanun‘a Muhalefet Etme" suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde: Şikayetçi Vergi Dairesi Başkanlığı'nın, sanığa yüklenen “5464 sayılı Kanun‘a muhalafet etme” suçundan doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı, usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, Vergi Dairesi Başkanlığı adına vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II-Sanık ... hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde: 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan hükmün ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında “Tefecilik“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, aynı dosyada katılana yönelik birden fazla suçtan mahkûm olan sanık aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilemeyeceği değerlendirilmekle, hükmü vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz eden katılan vekilinin temyiz istemi ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanmaktan ibaret fiillerinin, hem TCK’nin 241. maddesinde düzenlenen “tefecilik” suçunu hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen “gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme” suçunu oluşturması; TCK'nin 241. maddesinin genel ve 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinin özel norm niteliğinde olması karşısında; “özel normun önceliği” kuralı gereğince, sanık hakkında zincirleme olarak 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen "gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme" suçundan hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.06.2020 tarihinde Tefecilik suçu yönünden Üye ...'ın karşı oyu diğer hususlarda oy birliği ile karar verildi.