İçtihatYargıtay22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi · E. 2017/14924 · K. 2017/14631
- Esas No
- 2017/14924
- Karar No
- 2017/14631
- Karar Tarihi
- 19.06.2017
Karar Metni
22. Hukuk Dairesi 2017/14924 E. , 2017/14631 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı işyerinde tanker şoförü olarak aylık net 1.500,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı ve birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeni ile haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusundadır.
Tır şoförleri yurtiçinde veya yurtdışına sefer yapmak olmak üzere iki şekilde çalışabilirler. Ülke içinde taşımacılık işinde çalışan tır şoförlerinin ücretleri taraflar arasında temel ücret olarak kararlaştırılabileceği gibi, sabit ücrete ilave olarak sefer sayısına ya da katedilen kilometre başına ödenen prim şeklinde gerçekleşebilmektedir.
Uluslararası alanda çalışan tır şoförlerinin ücretleri genelde asgari ücret ve sefere bağlı prim esasına göre belirlenmektedir. Bazı işveren uygulamalarında ise garanti ücret olarak adlandırılan asgari ücret ödenmeyip, sadece sefere bağlı prim ödemesi yapılmaktadır. Bu ihtimalde de tır şoförünün ücreti salt sefer primlerinden oluşur.
Sefer primi, uygulamada harcırah olarak adlandırılmakta ve gidilen ülkeye göre değişkenlik gösterebilmektedir. Sözü edilen sefer primi, yol geçiş ücretleri ve diğer masraflar için verilen, Türkiye’ye dönüşte belge karşılığı kapatılan avanstan farklı olup, tamamen işçiye ödenen ücret niteliğindedir. Yerleşik Yargıtay kararlarında da uluslararası alanda faaliyet gösteren tır şoförlerinin yasal asgari ücretle çalışmayacağı kabul edilmektedir.
Uluslararası taşımacılık işinde çalışan tır şoförünün aylık ücretinin tartışmalı olması durumunda, tarafların ikame ettikleri delillerle kesin bir sonuca ulaşılamaması halinde ilgili işçi ve işveren meslek kuruluşları ile gerektiğinde sendikalardan ücret araştırması yapılmalıdır. İşçinin çalıştığı süre içinde taşıma işini gerçekleştirdiği ülkeler belirtilerek sefer başına ne kadar ücret alabileceği belirlenmeli ve dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir.
Sefer primi hesabı yönünden işçinin aylık veya yıllık sefer sayılarının tartışmalı olması ve bu konunun diğer delillerle kesin olarak kanıtlanamaması durumunda işçinin yurda giriş ve çıkış kayıtları emniyet birimlerinden getirtilmeli ve buna göre değerlendirme yapılmalıdır.
Yurtdışı sefer primi, ücretin eki olmayıp ücret niteliğinde olmakla tazminata esas ücrette doğrudan dikkate alınır. Ücretin asgari (garanti) ücret ve sefer primi toplamından oluşması durumunda, işçinin ayda kaç sefer yaptığı belirlenerek aylık sefer primi ile asgari ücretin toplamı üzerinden tazminata esas ücret tespit olunur. Yurt dışına çıkış periyodunun değişkenlik göstermesi ve gidilen ülkeye göre sefer priminin değişmesi halinde, işçinin bir yılda yapmış olduğu seferlere göre aldığı prim tutarları toplamının bir güne bölünmesi suretiyle günlük tazminata esas ücret belirlenir.
Somut olayda, davacı, aylık net 1.500,00 TL ücretle çalıştığını iddia ederken davalı taraf kayıtlarda görülen ücretle çalıştığını savunmuştur. Tanıklar, davacının asgari ücrete ilaveten gidilen mesafeye göre ödenen sefer primi ile çalıştığını beyan etmişlerdir. ... Şoförler ve Otomobilciler Odası, tanker şoförlerinin asgari ücretin iki katı kadar aylık ve ek olarak harcırah aldıklarını belirtmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının, aylık iki asgari ücrete ilaveten on yurtiçi ve iki yurtdışı seferi ile çalıştığı, brüt 2.095,26 TL ücret aldığı kabul edilmiştir.
Davacının görevi, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının asgari ücrete ilave harcırah ile çalıştığının kabulü gerekirken iki asgari ücrete ilave harcırah toplamı ile belirlenen ücrete göre karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Ayrıca davacının yurda giriş ve çıkış kayıtlarının Emniyet Genel Müdürlüğünden getirtildiği görülmüştür. Mahkemece bu kayıtlar ve temyiz eden davalı lehine oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek davacının ayda kaç kez yurt dışı sefere çıktığının tespiti gereklidir. Tanık beyanlarına göre davacının ayda iki kez yurt dışı sefere çıktığı kabul edilerek ücrete esas harcırah miktarının belirlenmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-İş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
İşverenin ücretli ya da ücretsiz olarak izin verdiği bir işçinin, izin süresince işyerine gitmesi beklenemeyeceğinden, bu durumda bir devamsızlıktan söz edilemez. Ancak yıllık izin zamanını belirlemek işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğundan, işçinin kendiliğinden ayrılması söz konusu olamaz. İşçinin yıllık iznini kullandığını belirterek işyerine gelmemesi, işverence izinli sayılmadığı sürece devamsızlık halini oluşturur.
İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermez. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde, işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkanı bulunmamaktadır İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.
Somut olayda, davacı 26.02.2012 tarihinde, kullandığı aracın anahtarı davalı tarafından elinden alınıp kovularak iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirtmiştir. Davalı vekili ise, davacının iş sözleşmesinin 23.01.2012 tarihinde devamsızlık nedeni ile haklı sebeple feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği davalı tarafından ispatlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatı alacakları hüküm altına alınmıştır. Dosya içeriğine göre, 07.01.2012 tarihli tutanakta davacının tesislerde aracı terk ettiği ve kendisine ulaşılamadığı, kullandığı aracın Recep Şahin'e teslim edildiği belirtilmiştir. 10.01.2012 tarihinde noter aracılığı ile davacıya gönderilen ihtarname ile savunma ve mazeretini bildirmesi istenmiş ve 23.01.2012 tarihli ihtarname ile 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi gereğince haklı sebeple iş sözleşmesinin feshedildiği bildirilmiştir.
Tutanak tanığı yeminli beyanında, davacıya Irak'a gitmek için yükleme yapıldığını, yetkili olarak kendisinin de Gaziantep'e kadar gittiğini, tesislerde araçları park ettiklerini ve davacının dinlenmek için evine gittiğini, bir gün sonra yola çıkacakları zaman bütün araç şoförlerinin geldiğini, davacının gelmediğini, telefonuna da ulaşılamadığını, tekrar aradığında oğlunun telefona çıkarak davacının çalışmak istemediğini beyan ettiğini belirtmiştir. Davacı tanığının da feshe ilişkin aksini kanıtlayacak beyan ve bilgisi bulunmamaktadır. Tüm bu maddi ve hukuki olgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin davalı tarafından devamsızlık nedeni ile haklı sebeple feshedildiğinin kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.