İçtihatYargıtay15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi · E. 2017/15345 · K. 2017/17899
- Esas No
- 2017/15345
- Karar No
- 2017/17899
- Karar Tarihi
- 10.07.2017
Karar Metni
15. Ceza Dairesi 2017/15345 E. , 2017/17899 K.
"İçtihat Metni"
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-e, 52/2, 158/1-son, ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 9.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/07/2012 tarihli ve 2010/396 esas, 2012/304 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.01.2017 gün ve 94660652-105-38-8644-2012 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/02/2017 gün ve 2017/9147 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre, sanık ...’ın arazilere hiç bir ekim yapmadığı halde ekim yapmış gibi göstererek doğrudan gelir desteklemeleri ile gübre ve mazot desteği almak üzere usulsüz başvuruda bulunduğu, bu başvuruya istinaden hesabına 21.272,50 Türk lirası para yatırıldığı ve sanığın bu paranın 2.272,50 Türk liralık kısmını uhdesine alarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin 1. fıkrasının “e” bendi uyarınca suçtan elde edilen haksız menfaatin 2.272,50 Türk lirası olarak kabulü ile verilecek cezanın suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde, asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde belirlenmesi gerekirken, dosya kapsamına uymayacak şekilde suçtan elde edilen menfaatin 12.850,00 Türk lirası olarak kabul edilerek bu miktar üzerinden yapılan hesaplama sonucunda yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı Kanun’da gün para cezası sistemi benimsendiğinden, anılan kanunun 158/1-f-son maddesinin uygulanmasında, somut olayda olduğu gibi suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; temel gün para cezasının suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktar üzerinden belirleneceği ve bu şekilde tayin olunan gün sayısı üzerinden artırım ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak gün sayısı ile bir gün karşılığının aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20,00-100,00 Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasına hükmolunması gerektiği gözetilmeden, temel cezanın 100 gün olarak belirlenip, indirimin bu miktar üzerinden yapılmasından sonra, belirlenen 2.000,00 TL adli para cezasının haksız menfaat miktarının altında kaldığından bahisle, bu kez sanık hakkında 12.850,00 TL adli para cezasına hükmolunması suretiyle ceza tayin edilmesi nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilip kesinleşen 17.07.2012 tarih ve 2010/396-2012/304 sayılı hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre ve aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde yer alan “TCK’nın 158/1-e-son maddesinde adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı belirtildiğinden, hüküm fıkrasının ikinci bendinin tamamen; üçüncü bendin ise “…ve 12.850 TL adli para” yazan kısmının çıkarılması ile adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”, ve “9.000 TL” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla “227 gün” ve “189 gün” adli para cezası terimlerinin eklenmesi ile 4. bentten sonra gelecek şekilde “Sanık hakkında verilen adli para cezasının beher günü TCK’nın 52/2 maddesi gereğince TCK’nın 52/2. maddesi gereğince takdiren 20,00 TL hesabıyla 3.780,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi ile hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.