İçtihatYargıtay9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2017/19466 · K. 2017/6928
- Esas No
- 2017/19466
- Karar No
- 2017/6928
- Karar Tarihi
- 19.04.2017
Karar Metni
9. Hukuk Dairesi 2017/19466 E. , 2017/6928 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, taahhütnameden kaynaklanan tazminat ile ücret zammı, geç ödenen ücret fazi, ek ders ücreti, boş ders doldurma ücreti, maaşlardan gerekçesiz kesilen ücretler, seminer çalışmaları, ücret, eğitim ödeneği, ... Olimpiyatlarına öğrenci hazırlama ücreti, bilgi yarışmalarına öğrenci hazırlama ücreti, pansiyon nöbeti alacağı, gözetmenlik alacağı, kamp sorumlu öğretmenliği alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalı vakfa ait ...Kollejinde fen bilgisi öğretmeni olarak 01.09.1996-01.09.2007 tarihleri arasında kesintisiz- aralıksız çalıştığını, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 3035 sayılı Kanun ile değişik 33 maddesine göre davacıya 11 yıl boyunca eksik maaş ödendiğini, davacının resmi okullarda çalışan aynı durumda olan öğretmen kadar aylık ücret almasının yasa gereği olduğunu, buna göre 11 yıldır eksik ödenen maaş ve eksik ödenen kıdem tazminatının ödenmesi gerektiğini, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 3035 sayılı Kanun ile değişik 35 maddesine göre öğretmen maaşının gününde ödenmemesi halinde gün başına aylık ücretin %1 fazlası ile ödenmesi hükmü bulunduğunu, davalının davacının ücretini 11 yıl boyunca en az 25 gün hep geç ödediğini, davalının davacıdan 01/09/2005 tarihinde tek nüsha olarak 3 yıllık çalışma taahhütnamesi imzalatarak aldığını, bu taahhütnameye istinaden de davacıdan teminat olarak 21.000 TL bedelli tarihsiz ve açıklamasız bono aldığını, bu taahhütnameye göre davalıda 1 yıl daha çalışması zorunlu olan davacının sözleşmesinin tek taraflı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini, taahhütnameye göre taraflar araısndaki sözleşmenin sona erme tarihinin 01/09/2008 olduğunu, davalının taahhütnameye aykırı hareket ederek davacının beklenen menfaatini yok etmesi nedeni ile 12 aylık maaşını ve 21.000 TL bedelli tarihsiz ve açıklamasız senedin iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalıda her yıl öğretmen maaşlarına zam yapılmasına rağmen 2006-2007 öğretim yılında davacının maaşına zam yapılmadığını, bu zammın ödenmesi gerektiğini, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 3035 sayılı Kanun ile değişik 33 maddesine göre davacıya ödenmesi gereken eğitim ödeneğinin 11 yıl boyunca hiç ödenmediğini, ama ödenmiş gibi Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bilgi verdiğini, bu eğitim ödeneklerinin ödenmesi gerektiğini, 11 yıl boyunca her ay maaşından açıklamasız kesintiler yapıldığını, bu kesintilerin maaş bordrolarına yansıtılmadığını, son 1 yıl maaş kesintisi her ay için ayrı olarak 15 TL. Olduğunu, işe başladığından beri rutin olarak davalının öğretmenlere imzalattığı iş aktinde haftalık 15 saat ders ücreti karşılığı maaş ödemesi kararlaştırıldı (öğretim elemanlarına mahsusu iş sözleşmesi, zümre toplantı tutanağı, zümre başkanlığı yazısı, zümre başkanının görevleri, haftalık çalışma programı) olmasına rağmen davacının haftada 25 saatin üzerinde derse girdiğini, dersler haricinde farklı işlerde görevlendirildiğini, karşılığının ödenmediğini; şöyle ki; 1 ay içinde en az 10 saat boş derse girdiğini, davalı tarafından her yıl düzenlenen kamp etkinliğine sorumlu öğretmen olarak 5 yıl katıldığını, her kamp etkinliğinin en az 15 gün sürdüğünü, sıra ile öğretmenler davacı dahil öğrencilerin başında 24 saat nöbet tuttuğunu, kamp boyunca öğretmenlerin en az günde 15 saat bilfiil çalıştırıldığını, 9 yıl boyunca haftada 2 saat sınıf öğretmenliği yaptığını, 11 yıl eğitsel kol çalışmalarına haftada 2 saat girdiğini, 11 yıl klüp çalışmalarına haftada 2 saat girdiğini, ...'ın olimpiyatlarına 1999-2001 arası 3 öğretim yılında haftada 6 saat öğrenci hazırladığını, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı'nın İlköğretim Okulları arası çşlüş duınysuluınzu 4 öğretim yılında haftada 4 saat öğrenci hazırladığını, kız erkek yatılı öğrencilerin kaldığı pansiyonda 4 öğretim yılında ayda 1 gece nöbet tuttuğunu, bu görev içinde etüt dersleri de verdiğini, 11 öğretim yılında davalıdaki sınavlara soru hazırlayan komisyonda çalıştığını ve sınavlarda gözetmenlik yaptığını, yılda en az 8 defa haftada 5 saat komisyon görevi ve gözetmenlik görevi yaptığını, okulun açılışından önce ve kapanışından sonra 2 hafta seminerde görevlendirildiğini, 11 öğretim yılında haftada 15 saat 1 öğretim yılında da 60 saat seminerlerde çalıştığını, Salı ve Perşembe günleri en az 2 saat okul müdürünün yaptığı gündemsiz rutin toplantılara katıldığını, davalının tüm öğretmenlere afiş yapıştırma, davetiye ve reklam broşürü dağıtma görevi yaptırdığını, her yıl okul kapanışında düzenlenen pilav gününde ayran dağıtmak zorunda kaldığını, hem sabah ve hem akşam serviste sorumlu öğretmen olarak en az 1 saat olmak üzere günde 2 saat servis sorumlu öğretmenliği yaptığını, yaz tatillerinde kuruma yeni alınacak öğretmen seçimi komisyonunda 20 şer günden 5 yaz tatili çalıştığını, bu görevi günde en az 10 saat sürdüğünü, 2 öğretim yılında ayda 1 defa etüt nöbetçisi olduğunu, bu dersler öğretim saatinin bitimi ile başladığını, özel kurslarda ders okuttuğunu, davalının her yıl Ağustosta yaz kursu açtığını, davacının 2002 ila 2006 arasında bunlarda ders verdiğini, yılda 1 ay açılan bu kurslarda her hafta 6 saat ders verdiğini, davalının her öğretim yılında hafta sonu kursu açtığını, davacının 11 yıl bu kurslarda çalıştığını, bu kursların yılda 8 ay devam ettiğini, davacının her hafta 4 saat derse girdiğini, davalının her öğretim yılında akşam kursu açtığını, davacının 7 yıl boyunca bunlarda çalıştığını, yılda 8 ay devam eden bu kurslarda haftada 6 saat derse girdiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek Senetin iptali ile kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai, maaş zammı, geç ödenen maaşların %1 faizi, taahhütnameden kaynaklı tazminat, ek ders ücreti, boş ders doldurma ücreti, eğitim ödeneği, maaş kesintileri, ... olimpiyatına öğrenci hazırlama ücreti, bilgi yarışmalarına öğrenci hazırlama ücreti, pansiyon nöbeti ücreti, gözetmenlik ücreti, kamp sorumlu öğretmenliği ücreti, seminer görevi ücreti, özel kurslarda ders ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamı doğrultusunda dosya üçlü bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişilerin Mahkeme'ye ibraz etmiş olduğu 06/06/2016 tarihli raporun ayrıntılı ve gerekçeli oluşu, dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu bulunuşu nazara alındığından davacının dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi gözönüne alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile senet iptali, fazla mesai, maaş kesintileri, Tübitak olimpiyatlarına öğrenci hazırlama ücreti, pansiyon nöbeti ücreti, özel kurslarda ders ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, Mahkeme tarafından verilen ilk karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2014/3201 Esas sayılı bozma ilamı ile davacı temyizi üzerine, davacının aşağıdaki bozma nedenleri haricindeki temyiz nedenlerinin yerinde olmadığından bahis ile bozulmuştur. Bozma konuları itibari ile, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin kararının içeriği; “
3-Davacı işyerinde fen bilgisi öğretmeni olduğunu, aynı zamanda zümre başkanı olarak çalıştığını ancak çalışmasının karşılığı olarak kıdem tazminatı farkı, ücret, ücret zammı, ücretin geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zammı, boş ders doldurma, eğitim ödeneği, maaş kesintisi, nöbet, kamp, seminer ücretleri gibi birtakım işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının çalışmasının karşılığının tamamının ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahmece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arısında, eğitim öğretim ödeneği, maaşların gecikmeli ödenip ödenmediği, davacının ek ders ücretine hak kazanıp kazanamadığı ve zümre başkanı olması nedeniyle sahip olduğu haklar ve bunların karşılığının ödenmediği noktasında ihtilaf bulunmaktadır.
Somut olayda davacı kendisine eğitim öğretim ödeneğini belirterek bu alacağının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre ise, ücret bordrolarında davacıya eğitim öğretim ödeneği ödemesi yapıldığı anlaşıldığından talebin reddine karar verilmiştir. Ancak eğitim öğretim ödeneği mevzuat gereği eğitim yılının başında ve bir kere verilmektedir. Davacıya yapılan eğitim öğretim ödeneği ödemeleri ise bordrolardan anlaşıldığı üzere yıl içerisinde birden fazla yapılmıştır. Bu nedenle mahkemce yapılması gereken davacının bordrolarında eğitim öğretim ödeneği adı altında yapılan ödemelerin yıl içerisinde birden fazla kez yapılmış olması ve miktarları da göz önüne alınarak gerçekten eğitim öğretim ödeneği olup olmadığı noktasında arıştırma yapmak ve çıkacak sonuca göre yeniden bir karar vermektir.
Mahkemece, davacının ücretin geç ödendiği dosyadan anlaşılamadığından gecikme faizi talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak bu tespit yapılırken davacının banka hesap kayıtları incelenmemiştir. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken davacının maaşının mevzuatta öngörülen zamanlarda ödenip ödenmedğinin tespitini yaparak davacının bu talebi hakkında yeniden bir karar vermektir.
Davacı fazladan girmiş olduğu derslerin, yaz kampı görevlendirmelerinin, seminer çalışmaları gibi çalışmalarının karşılığının kendisine ödenmediğini belirtmiştir. Mahkemece, davacının yaptığı bu çalışmaların karşılığının kendisine imzalı bordrolarda gösterilerek ödendiği belirtilerek taleplerin reddine karar verilmiştir. Ancak dosyada işveren tarafından düzenlenmiş olan birtakım belgelerle davacının bu çalışmaları yaptığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken hukukçu ve eğitimci bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden tekrar bir rapor aldırmak suretiyle, imzalı bordrolarda gösterilenden daha fazla bir çalışmasının olup olmadığının tespiti ve eğer daha fazla bir çalışma varsa bunu hüküm altına almak, imzalı bordrolarda ek ders ödemesi olmayan aylar için ise her türlü delille ispatı mümkün olacak şekilde davacının taleplerini yeniden değerlendirip bu konuda tekrar bir karar vermektir.
Davacının çalıştığı dönemde bir süre zümre başkanı olarak çalıştığı sabittir. Davacının sırf zümre başkanı olması nedeniyle mevzuat gereği birtakım farklı uygulamalara tabi olduğu aşikardır. Bu nedenle aldırılacak yeni bilirkişi heyeti raporunda davacının zümre başkanı olması nedeniyle çalışması ve bunun karşılığı olarak kazandığı haklarının olup olmadığının da tespit edilmesi gerekecektir.
Mahkemce belirtilen bu hususlar yerine getirilmeksizin, alanında uzman olmayan bilirkişiler tarafından hazırlanan ve hüküm kurmaya elverişli olmayan raporlara itibar edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” şeklindedir.
Bozma ilamı üzerine verilen eldeki kararda, maaş farkı/maaş zammı alacağı, maaş farkı/maaş zammı alacağı iddiasına dayandırılan ve bozma dışında kalan fark kıdem tazminatı, taahhütnameden kaynaklı tazminat alacağı talepleri bozma konusu yapılmadığından, reddedilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
4-Eğitim ödeneği bakımından, davaya karşı süresinde ileri sürülen zamanaşımı def'i gözetilerek 06/06/2016 havaleli bilirkişi raporunda brüt 1290 TL. hesaplanmasına rağmen Mahkeme hükmünde bu miktar aşılarak karar verilmesi hatalıdır.
5-Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkeme kararında yeterli gerekçe oluşturulmamasıda hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.