İçtihatYargıtay9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2017/21418 · K. 2017/9928
- Esas No
- 2017/21418
- Karar No
- 2017/9928
- Karar Tarihi
- 06.06.2017
Karar Metni
9. Hukuk Dairesi 2017/21418 E. , 2017/9928 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini öne sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2014/20226 E., 2015/15836 K. sayılı ilamı özetle:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Somut olayda, Mahkemece davalının ek rapor aldırılması istemi reddedilerek davacı tanığının beyanı doğrultusunda davacının kış mevsiminde (Nisan-Eylül arası dönem) 08.00-19.30 arası 11.5 saat , 1.5 saat ara dinlenme ile haftada 15 saat fazla çalışma yaptığı, yaz mevsiminde (Nisan-Eylül arası dönem) ise fiilen 12 saat -1.5 saat ara dinlenme ile haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı, dini bayramların ilk günü hariç genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının tanık beyanı ile ispatlanmış olması nedeniyle bu alacaklardan %30 hakkaniyet indirimi yapılmıştır.
Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği tebligat belgesinde ''delil olarak gösterdiğiniz belgeleri dilekçenize ekleyerek vermeniz, başka yerden gelecek belgelere ilişkin gerekli bilgileri vermeniz, bu hususları yerine getirmediğiniz takdirde ancak ön inceleme aşamasında bu eksiklikleri tamamlayabileceğiniz aksi halde bu delillerden vazgeçmiş sayılacağınız ihtar olunur'' şerhi düşülmüş olup, davalı 23.7.2013 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde delil olarak işyeri şahsi dosyasına ve sonradan isimlerini bildireceği tanık deliline ve her türlü delile dayanmıştır. Basit yargılama usulünde savunmanın genişletilmesi yasağı cevap dilekçesi ile başlamaktadır. Davalı cevap dilekçesinde işyeri şahsi dosyası ve tanık deliline dayanmıştır. Yargılama aşamasında ise davalıya tanığının ismini bildirmesi ve delillerini hasretmesi için kesin bir süre verilmemiştir. Davalı, parmak okutma sistemine ilişkin belgelerin bir kısmını ve tanığının ismini hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesine ek olarak sunmuş olup usulüne uygun ve süresinde bildirilmiş bu delillerin dikkate alınması gerekmektedir.
Mahkemece davalının ismini bildiridiği tanığı dinlenmiş; tanık, yaz ve kış mevsiminde 08.00-18.00 saatleri arası haftanın 6 günü yarım saat mola ile çalıştıklarını, Cumhuriyet bayramı ve dini bayramlar dışında genel tatil günlerinde çalıştıklarını beyan etmiştir. Ne var ki, mahkemece davalının, tanığının beyanı ve sunduğu kayıtlar da dikkate alınarak ek rapor hazırlanması için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi talebi reddedilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından doğruluğuna itiraz edilmeyen parmak okutma sistemi kayıtlarının sunulduğu dönem için bu kayıtlara göre hesaplama yapılması, kayıt sunulmayan dönem için ise davalı tanığının beyanı da dahil tüm deliller birlikte değerlendirilerek hesaplama yapılması için dosya yeniden bilirkişiye gönderilmeli, kayıt sunulan dönem için takdiri indirim yapılmaması gerektiği gözetilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Yargılama sırasında davalı vekili 17.03.2017 tarihli soyut, meşru bir mazereti içermeyen ve masrafta eklemeyen dilekçesiyle "iş yoğunluğu sebebiyle" duruşmaya saatinde katılamayacağını belirterek duruşmanın başka güne ertelenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 17.03.2017 tarihli oturumda davacı vekilinin de karşı çıktığı meşru olmayan ve masraf içermeyen mazaretin kabulüne karar verildiği halde dava sonuçlandırılmıştır.
Davalı vekilinin mazeretinin kabul edilmesi karşısında yeni duruşma günü belirlenip tebliğ edilmeden karar verilmesi hatalıdır.Ayrıca bilirkişi raporu davalı vekiline 10.03.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalının HMK.nun 281. maddesinde belirtilen itiraz süresi dolmadan karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.