Yargıtay 15. Hukuk Dairesi · E. 2017/258 · K. 2020/543
Hukuk Genel Kurulu 2017/258 E. , 2020/543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi: 4. Davacı vekili 26.03.2013 tarihli dilekçesinde; davalının un değirmeni satın aldığını, yanlar arasında imzalanan sözleşmede ödemeleri hangi tarihte yapması gerektiğinin belirlendiğini, davalının ise sözleşme ile vadesi belli olan ödemeleri geciktirerek veya yapmayarak temerrüt faizi borcu altına girdiğini, satılan malların bedelinde kendi inisiyatifi ile sözleşmeye aykırı olarak kesinti yaptığını, yanlar arasında 25.07.2003 tarihli ek protokol yapılarak müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmesi durumunda davalının 39.000 Dolar ödeyeceğine dair 25.07.2003 düzenleme tarihli bono verdiğini, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalının bakiye borcunu ödemediğini ileri sürerek, vadesinde ödenmeyen borçların temerrüt faizinin tespiti ve hüküm altına alınmasını, ek sözleşme ve bono ile taahhüt edilip bakiye kalan alacağının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili 09.07.2013 tarihli dilekçesinde; davacı şirketin toplam 168.413Dolar karşılığı 6 adet fatura düzenleyip gönderdiğini, müvekkili şirketin ise 157.000Dolar ödeme yaptığını ayrıca davacı şirket adına 9.155Dolar harcama yapıldığını, bu miktarın düşülmesi ile davacının 159.258Dolar alacağı kaldığını, müvekkili şirket tarafından ödenen 157.000Dolar düşüldüğünde, davacının 2.258Dolar alacağı kaldığını ve bu miktarı kabul ettiklerini, müvekkili şirket tarafından verilen bononun arkasında sözleşmenin teminatı olarak düzenlendiğinin yazılı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.09.2013 tarihli ve 2013/323 E., 2013/404 K. sayılı kararı ile; davanın kısmi dava olduğu ve fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 50.000TL harca esas değer göstermek suretiyle açıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 109/2. maddesinde, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının düzenlendiği, alacağın niteliği itibariyle bölünebilmesi mümkün olsa bile miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı, bu hususun dava şartı niteliğinde olduğu, somut uyuşmazlıkta, davalının sözleşme, ek sözleşme ve bono ile taahhüt edip ödemediği alacağın ve faizlerinin tespiti ile hüküm altına alınmasının istendiği, bu durumda davacının dava konusu yaptığı alacağın açıkça belirlenebilir nitelikte olduğu, davacı vekiline bu dava şartı eksikliğini gidermesi için tensip ara kararı ile gerekli ihtarın yapıldığı ancak eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 7. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Yargıtay 15. Hukuk Dairesince 25.03.2014 tarihli ve 2014/1225 E., 2014/2057 K. sayılı kararı ile; "Kısmi dava açılabilmesi için, talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması, miktarın taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerektiği, somut olayda davalı şirketin cevap dilekçesinde, davacının 159.258Dolar bakiye alacağına karşılık ödenen toplam 157.000Dolar mahsup edildiğinde 2.258Dolar alacağı bulunduğunu belirterek davanın reddini istediği, cevap dilekçesinden anlaşıldığı üzere davacı alacağının yanlar arasında tartışmalı hale geldiği, davacının hak ettiği iş bedelinin ancak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağı, yerinde olmayan gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Direnme Kararı: 9. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/1362 E., 2015/227 K. sayılı kararı ile; somut olayda kısmi dava açılmasının ilk koşulu olan "bölünebilirlik" koşulunun olduğu ancak talep konusunun miktarının "açıkça belirli değildir" demenin mümkün olmadığı, davacının dava tarihi itibariyle alacağının miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilecek durumda olduğu, "talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı" olmasının tek başına kısmi dava açılmasına yeterli olmadığı, talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı olmakla birlikte açıkça belli olmaması da gerektiği, davacının eksik işleri tamamlayarak tüm edimlerini yerine getirdiğini bildirerek kararlaştırılan 39.000Dolar alacağın ödemesini gönderdiği ihtar ile istediği, buna karşın davalının zamanaşımına uğradığı cevabını verdiği, davacının da bunun üzerine işbu kısmi davayı açtığı, davacı vekilinin dava dilekçesindeki anlatımı ile açıkça teminat olarak verilen bono alacağını istediği, bu durum karşısında artık davacının davalıdan olan alacağının miktarının "açıkça belli" olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 10. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.