İçtihatYargıtay9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2017/28161 · K. 2018/17404
- Esas No
- 2017/28161
- Karar No
- 2018/17404
- Karar Tarihi
- 03.10.2018
Karar Metni
9. Hukuk Dairesi 2017/28161 E. , 2018/17404 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette 15/05/2015 tarihinden itibaren çalışmaktayken davalı işverenin 04/01/2016 tarihinde yapmış olduğu yazılı fesih ihbarnamesiyle müvekkilinin iş akdinin feshedildiğini, fesih gerekçesi olarak 29/12/2015 tarihinde iş yerinde gerçekleşen olayda müvekkilinin işçilere ve işverenine tehdit ve hakaret nitelikli sözler sarf ederek tüm ocağın durma sevisine gelmesi ve işlerin aksamasını gösterdiğini, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiğini, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmaması halinde İş Kanunu'nun 21. maddesi gereğince gerekli tazminat haklarının hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacı işçinin 15/05/2015 tarihinde işe girdiğini, 04/01/2016 tarihinde iş akdine haklı sebeple son verildiğini, davacının iş yerinde olay çıkararak diğer işçileri çalıştırmadığını, iş verenini kimseyi çalıştırmamakla tehdit ettiğini, savunarak davanın reddine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece ''Ceza Mahkemesince davacı işçi hakkında açılan kamu davasında "Düşme" kararı verilmiş olsa da, Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu sabit görülen maddi vakıaların Hukuk Hakimini de bağlayacağı, feshe neden olan eylemle ilgili ceza mahkemesince şikayetten vazgeçme nedeniyle davacı hakkında düşme kararı verilmesinin, feshe neden olan eylemi ve buna bağlı olarak haklı feshi ortadan kaldırmayacağı hususu Yargıtay uygulamaları gereği olup, işverenini tehdit ettiği ve mezkur suçu işlediği sabit olan davacı işçinin eylemi, mahkememizce, iyi niyet ve ahlak kurallarına uymayan bir davranış olup, bu davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmenin işveren açısından çekilmez hale geldiği, diğer bir anlatımla ... temelinin çöktüğü, işçinin bu eylemi nedeniyle işverenin haklı nedenle derhal iş sözleşmesini feshetme hakkının doğduğu ve bu nedenle işverenin haklı nedenle derhal feshinin ölçülü (orantılı) olduğu'' gerekçesi ile davacının işe iade davasının reddine karar verilmiştir.
D)İstinaf Başvurusu:
"İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur."
E)İstinaf Sebepleri:
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle, yerinde olmayan mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince ''Davalı vekilinin cevap dilekçesinde: davacının iş yerinde olay çıkardığını, diğer işçileri çalıştırmadığını, servis talebinde direttiğini, işvereni kimseyi çalıştırmamakla tehdit ettiğini, bu sebeplerle iş akdinin feshedildiğini, bildirdiği görülmüştür.
Davacı tanıklarının beyanları itibariyle, davacının, iş güvenliğinin sağlanması yönünde araç gereç eksikliğinin giderilmesine kadar çalışılmaması yönünde, beyan ve telkinde bulunduğu, anlaşılmakla ve davacıya atfedilen fiilden dolayı iş yerinde herhangi bir zarar meydana geldiğinin işverence kanıtlanmaması karşısında, bu hususun davacı açısından demokratik hak olarak nitelendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı tanığı Mehmet davalı işverenin ortağı ve temsilcisi olduğundan mahkemece beyanlarına itibar edilmemesi yerinde bulunmuştur. Ancak, davalı tarafın diğer tanıklarının beyanlarında davacıya atfettikleri fiillerin gerçekleşme tarihlerinin (4857 sayılı yasanın 26. Maddesinde düzenlenen fesih hakkının kullanımına ilişkin sürenin denetimini imkansız hale getirecek şekilde ) soyut olarak, ifade edildiği görülmüştür.Açıklamalar itibariyle kanıtlama yükü bulunan davalının iş akdini geçerli nedenle feshettiğini kanıtlayamadığı kanaatine varılarak ... Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) tarafından davanın reddine yönelik verilen 08/06/2017 tarih ve 2016/6 Esas 2017/34 Karar sayılı kararın, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak Dairemizce yeniden esas hakkında KARAR VERİLMESİNE, Davanın KABULÜ ile, Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE karar verilmiştir.” gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusu kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
G)Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
H)Gerekçe:
"Dava; İş güvencesine dayalı işe iade davasıdır. 4857 s. İş Kanununun 18. Maddesine göre işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması, işçinin iş yerinde en az 6 aylık kıdemi olması,feshin yapıldığı tarihte davalı iş yerinde fesih dönemi itibariyle en az 30 işçinin çalışması gerekir.Ayrıca bu koşullardan başka İş Sözleşmesinin geçerli nedene dayanılmadan veya geçerli neden olsa da usulüne uyulmadan feshedilmiş olması gerekir. İşverenin yaptığı geçerli nedenle fesih bildirimi 4857 s. İş K. 17, 18, 19'daki koşulları taşımalıdır. İşveren, işçinin kıdemine göre tespit edilen bildirim süresine uymalı; feshi yazılı olarak yapmalı ve fesih sebebini açık ve kesin olarak işçiye bildirmelidir. İşveren, feshin son çare olması ilkesine dikkat etmiş olmalıdır. Ayrıca işçinin yetersizliği veya davranışlarındaki olumsuzluk nedeniyle sözleşmesi feshedilecekse, feshinden önce işçinin savunması alınmış olmalıdır. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden dolayı yapılan fesihlerde, makul süre içinde savunma alınmamış ise fesih için geçerli sebep bulunsa dahi fesih geçersiz sayılıp, işe iade davası kabul edilmelidir. Ancak iş güvencesi hükümlerine tabi işçinin iş sözleşmesinin, işveren tarafından İş K. m. 25. Uyarınca bildirimsiz olarak feshedilmesi halinde işçi yine işe iade davası açabilir. Fakat bu durumda; fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması, fesihten önce savunma alınması, fesih sebebinin yazılı olarak bildirilmesi, İş K. m.25/2 bendine göre yapılan haklı nedenle fesihte feshin 6 iş günlük süre içinde yapılması koşullarına bakılmaz. Fesih sebebinin 25. Madde anlamında haklı neden sayılıp sayılmayacağı, haklı neden olmasa da işçinin davranışının en azından geçerli neden sayılıp sayılmayacağına bakılır. Çünkü; 4857 s. İş K. m.25/son'da, 19. Maddeye atıf yapılmamıştır. Bu yüzden işe iade davalarında, Mahkemenin davayı kabul ve red gerekçesi son derece önemlidir. Dairemiz 25/06/2015 tarih ve 15410/23105 E. - K. sayılı kararında haklı fesih halleri hariç fesih bildiriminin yazılı yapılmamasının, feshi başlı başına geçersiz kılacağını içtihat etmiştir. İşçinin bir olumsuz davranışını fesih için haklı neden mi yoksa geçerli neden mi olduğunu ayırmak bazen oldukça zorlaşır. Öğreti ve Yargıtay kararlarına göre, taraflar arasındaki ... temelinin çökmesine neden olan davranış İş K. m. 25/2'ye göre haklı nedenle bildirimsiz fesih sebebi olur. Bu ağırlıkta olmamakla birlikte, ... temelini sarsan, işin işleyişini olumsuz etkileyen ve uyumu bozan hareketler ise, geçerli nedenle bildirimli fesih sebebi oluşturur. İş K. m. 25/2'deki haklı nedenle bildirimsiz fesihte; ifayı bozan, sözleşmeye aykırılık oluşturan, taraflar arasında ... ilişkisini zedeleyen bir olgunun ortaya çıkması ile sözleşmeye devamın çekilmez hale gelmesi söz konusudur. Yargıç, ölçülülük ilkesi gereğince, işçinin olumsuz davranışı nedeniyle feshin geçerli olup olmadığını tartışırken, işçinin davranışının ağırlığını dikkate alarak, her olayın özelliğine göre davranış ile uygulanan fesih türü ile arasında bir orantısızlık (ölçüsüzlük) olup olmadığını takdir edecek, yani ölçülülük denetimi yapacaktır. "
Bu açıklamalar dikkate alındığında; bir eylemin işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenle bildirimli fesih sebebi olabilmesi için, işçinin eyleminin işyerinde olumsuzluklara neden olması ve işin işleyişini olumsuz etkilemesi gerekir. Bu nedenle Mahkemece, her somut olay kendi içinde değerlendirilerek ölçülülük ilkesine göre sonuca gidilmeli; eylemin geçerli nedenle bildirimli fesih sebebi mi, yoksa haklı nedenle bildirimsiz fesih sebebi mi olduğu değerlendirilmeli; geçerli neden varsa işçinin bu konuda önceden uyarılıp uyarılmadığı, fesihten önce işçinin savunmasının alınıp alınmadığı ve fesihte yazılılık koşuluna uyulup uyulmadığı titizlikle araştırılmalıdır. Ancak işveren, feshi haklı nedenle yaptığını savunmuş ise, işe iade davasında mahkemece; fesihten önce savunma alınması, fesih bildiriminin yazılı yapılmış olması koşulları araştırılmayıp, fesih için haklı nedenin bulunup bulunmadığı araştırılır. İşçinin iyi niyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla ... temeli çökmüşse, işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı, taraflar arasında bulunması gereken ... temelini çökertecek ağırlıkta bulunmayıp, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, iş yerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa, İş Kanunun 18/1 maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda açıklaması yapılan toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı işçinin iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu, en az 6 aylık kıdem koşulunun sağlandığı, feshin yapıldığı tarihte iş yerinde en az 30 işçinin çalıştığı davacı işçinin davranışının haklı nedenle fesih mi yoksa geçerli nedenle fesih sebebi mi oluşturduğu hususuna gelince;
Yerel mahkemece dinlenen tanıkların beyanlarında ve ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/28 Esas - 2017/49 Karar Sayılı dosyasında, 10/05/2017 tarihinde kesinleşen kararına göre, davaya konu olay sebebiyle Davacı İşçi ... hakkında 5237 s. TCK'nın 117/4. Ve 119/1-c maddelerinde yazılı İş ve ... Hürriyetini İhlal suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, Ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sabit görülen maddi vakıa ve hükme göre; 28/12/2015 günü sanık ...'ın yumruğunu masaya vurarak müşteki sanık ...'nın üzerine yürüdüğü ve kendisini "sen güzellikten anlamayacaksın, buralar bizden sorulur, bu ocakları kapattırırız" şeklinde tehdit ederek idari binadan ayrıldığı, sanık ...'ın bu suretle işvereni tehdit ederek TCK'nın 117/1 maddesi kapsamında iş ve ... hürriyetinin ihlali suçunu işlediği, ancak işvereni talebinin kabulü noktasında ne şekilde zorladığına dair dosyaya yansıyan hiçbir olgunun bulunmadığı, bu nedenle eyleminin TCK'nın 117/4 maddesi kapsamında değerlendirilmediği, diğer sanıkların ise müşteki sanık ...'ya yönelik cebir, tehdit ya da hukuka aykırı herhangi bir fiillerinin olmadığı sadece taleplerini işverenin kabul etmemesi sebebi ile gece vardiyasına çıkmadıkları, sanık ...'ın yukarıda açıklanan iş ve ... hürriyetinin ihlali niteliğindeki eylemine iştirak ettiklerine dair (asli ya da feri iştirak) dosyaya yansıyan herhangi bir eylemlerinin olmadığı, kaldı ki sanıklar dışındaki işçilerin de o gece vardiyaya çıkmadığı, İş Kanununa göre işçinin istifa etme hakkı olduğu gibi haklı nedenle iş sözleşmesini feshetme hakkının da bulunduğu, anayasamızın 18. maddesine göre kimsenin zorla çalıştırılamayacağı hususları nazara alındığında, ... dışındaki sanıklara atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı hukuki ve vicdani kanaatine varılmış ve Her ne kadar sanık ...'ın TCK'nın 117/4, 119/1-c maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, mahkemece sanığın eylemi TCK'nın 117/1 maddesinde düzenlenen iş ve ... hürriyetinin ihlali suçu olarak kabul edilmiş olup, bu suçun şikayete bağlı olması, müşteki sanık ...'nın da şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle sanık ... hakkında açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8 maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, karar verildiği görülmüştür.
Her ne kadar Ceza Mahkemesince davacı işçi hakkında açılan kamu davasında "Düşme" kararı verilmiş olsa da, Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu sabit görülen maddi vakıaların Hukuk Hakimini de bağlayacağı hususu aşikar olup, hukukumuzda yerleşmiş Yargıtay uygulamalarının da gereğidir. Feshe neden olan eylemle ilgili ceza mahkemesince şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesinin, feshin haklılığına etkisi konusunda Dairemizin, 11/09/2013 tarih ve 6458/22020 E.-K. sayılı kararında; Ceza yargılaması sonunda davacı hakkında karşılıklı şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesinin, feshe neden olan eylemi ve buna bağlı olarak haklı feshi ortadan kaldırmayacağı içtihat edilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ve kesinleşen ceza mahkemesi kararı kapsamında, Davacı İşçi ...'ın işvereni tehdit ettiği ve TCK'nın 117/1. Maddesinde düzenlenen iş ve ... hürriyetini ihlal suçunu işlediği anlaşılmıştır. Bu durumda işverenini tehdit ettiği sabit olan davacı işçinin eylemi, iyi niyet ve ahlak kurallarına uymayan bir davranış olup, bu davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmenin işveren açısından çekilmez hale geldiği, ... temelinin çöktüğü, işçinin bu eylemi nedeniyle işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkının doğduğu ve bu nedenle işverenin haklı nedenle derhal feshinin ölçülü (orantılı) olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. İşverenin İş. K. 25/2'ye göre haklı nedenle derhal feshi Dairemizce de haklı ve orantılı görüldüğü için, fesihten önce işçinin savunmasının alınmaması hususu, yukarıdaki açıklamalar ve Dairemiz kararları kapsamında feshin haklılığını etkilemez. Davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 ve 6100 sayılı HMK.’un 373. Maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-) DAVANIN REDDİNE,
3-) Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 310,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, Kesin olarak 03.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.