İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2017/3464 · K. 2017/8519
- Esas No
- 2017/3464
- Karar No
- 2017/8519
- Karar Tarihi
- 07.06.2017
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2017/3464 E. , 2017/8519 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı, 01.07.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 06.08.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 01.07.2015 tarihli bir yıllık kira alacağı 18.150,00 TL’nin işlemiş faiziyle ve 726,00 TL gecikme cezasıyla birlikte tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 10.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 14.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, Temmuz ayı kirasını 06.08.2015 tarihinde yatırdıklarını, sözleşmenin 6. maddesi gereğince alacaklının kendilerinden talep ettiği zammın haksız olduğunu, zammın talep edilebilmesi için sözleşmenin bitim tarihinin beklenmesi gerektiğini ileri sürerek takibe ve kira miktarına itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı şirket yetkilisi, kira sözleşmesinde kira bedelinin yıllık ödeme şeklinde olduğunu, ancak sonrasında ödemelerin aylık olarak yapılmasının kararlaştırıldığını, ödemelerin de bu şekilde yapıldığını bildirerek davanın reddini savunmuş ve dosyaya ödemeye dair dekontlarını sunmuştur.
Mahkemece, her ne kadar davalı kira ödemelerinin önceleri yıllık olduğunu ancak sonraları aylığa döndüğünü iddia etmiş ise de, bu durumu davacının kabul etmediği gibi takibe konu ve itiraz edilmeyen kira sözleşmesinde yıllık kiranın peşin olarak alınacağının hükme bağlandığı, takibin 01.07.2015 yılında tahakkuk eden yıllık kiraya ilişkin bulunduğu, ödeme süresi içerisinde yıllık kiranın ödenmeyerek temerrüdün oluştuğu gerekçesiyle davalının itirazının kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında 01.07.2014 başlangıç tarihli, 3 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi ile yıllık kira bedeli 16.500,00 TL olarak kararlaştırılmış ve sözleşmenin hususi şartlar 6. maddesi ile “Kiracı kontrat bitiminde kira bedelini yıllık...... ortalaması (+ 3) oranında artışını şimdiden kabul ve taahhüt eder” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda sözleşmedeki artış şartının kira sözleşmesinin bitiminden itibaren geçerli olduğu, takibe konu kira alacağının ise kira sözleşmesi bitmeden önceki 2015 yılına ait olduğu ve bu dönemde kira artışının bulunmadığının anlaşılmasına göre takibe konu dönemde kira bedelinin 16.500,00 TL olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca davalı tarafından ibraz edilen ödeme dekontlarından, davalı tarafından davadan önce ve dava sırasında ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalı tarafça yapılan ödemeler üzerinde de durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.na 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.