İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2017/4853 · K. 2018/9772
- Esas No
- 2017/4853
- Karar No
- 2018/9772
- Karar Tarihi
- 21.03.2018
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2017/4853 E. , 2018/9772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı 25.05.2010 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 12.06.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Mart ayı dahil kira artışından kaynaklanan kira farkı alacağı ile 2015 yılı Nisan ayı kirası 946,75 TL ve 2015 yılı Mayıs ayı kirası 1.020,21 TL olmak üzere toplam 8.966,96 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 20.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 23.07.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, her ne kadar tarafına 2015 Mayıs ayı kirasının ödenmediğinden bahisle takip başlatılmış ise de bu kirayı ödediğini, ayrıca takipte belirtilen meblağların fahiş ve hatalı olduğunu, kira farkı borcu bulunmadığını, 2010 tarihinden 2015 tarihine kadar kira sözleşmesinde yazılı olan meblağ olan 700 TL’yi her ay ödediğini, kira sözleşmesinde yazan artırımın sadece o yılı bağlayacağını, zaten kira sözleşmesinin matbu olduğunu, kira bedelini davacının bildirdiği hesaba düzenli olarak yatırdığını, alacaklının da hiç itiraz etmediğini, şu an için kira artış farkını isteyemeyeceğini, zamanaşımına uğradığını, kira borcu bulunmadığını bildirerek takibe ve borca itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı cevap dilekçesi ile, davacı tarafından gönderilen ihtar ile 2015 Mayıs ayı kirasının 700 TL olarak istendiğini ve müvekkili tarafından da bu miktar üzerinden ödendiğini, 2015 Nisan ayı kirasının da daha önce elden ödenmiş olunmasına rağmen temerrüde düşmemek amacıyla ikinci kez ödendiğini, davacının kira bedelinin 1.500 TL’ye çıkartılmasını istediğini, müvekkili kabul etmeyince de kötüniyetli olarak iş bu davayı açtığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporunda kira farkı alacağı toplamının 6.592,45-TL olduğu ve kira alacağının ise 2015 Mart ayına ait 924,58-TL olmak üzere takibe konu edilmesi gereken toplam alacağın 12.06.2015 tarihi itibariyle 7.517,03-TL olması gerektiğinin belirtildiği, bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... 3. İcra Dairesinin 2015/5168 Esas sayılı dosyasında asıl alacak 7.517,03-TL üzerinden itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, asıl alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 günlük süre içerisinde ödeme yapılmadığından dolayı davalının kiralanan taşınmazdan temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 25.05.2010 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kira bedeli aylık 700,00 TL olarak kararlaştırılmış olup, sözleşmenin özel şartlar 6.maddesinde, “kiracı kontrat bitiminde kira rayiç bedelinin yıllık TEFE-TÜFE ortalaması oranında artışını şimdiden kabul ve taahhüt eder” hükmüne yer verilmiştir. Tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan bu koşullar geçerlidir ve tarafları bağlar. Ancak davalı tarafından dosyaya sunulan ve davacıya gönderildiği iddia olunan 05.05.2015 tarihli ihtar ile, söz konusu taşınmazda 25.05.2010 tarihli kira sözleşmesi gereği aylık 700 TL kira bedeli ile kiracı olarak oturulmakta olduğu, her ayın 25-30’u arasında bankaya yatırılması gereken 700 TL kira bedelinin bugüne kadar yatırılmadığı, Mayıs ayı 700 TL kira bedelinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde ödenmesi, aksi takdirde dava açılacağı bildirmiştir. Davacı alacaklı taraf söz konusu ihtarnameye karşı aksi bir beyanda bulunmamıştır. Buna göre 2015 yılı Mayıs ayı itibariyle kira bedelinin 700 TL olduğunun kabulü gerekir. Yine her ne kadar mahkemece 2015 yılı Mart ayı kira alacağı da hesaba dahil edilerek karar verilmiş ise de, davacı tarafça yalnızca 2015 yılı Mart ayı kira farkı takibe konu edilmiş olup, Mart ayı kirası talep edilmediğinden, Mart ayı kirasının da hesaba dahil edilmesi doğru değildir. Takibe konu edilen 2015 yılı Mayıs ayı kirası 14.08.2015 tarihinde takip tarihinden önce, 2015 yılı Nisan ayı kirası ise 26.05.2015 tarihinde 30 günlük yasal süre içerisinde ödenmiş olup, davalının da aylık 700,00 TL üzerinden kira bedellerini ödediği kabul edildiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.