İçtihatYargıtay3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2017/5887 · K. 2019/1307
- Esas No
- 2017/5887
- Karar No
- 2019/1307
- Karar Tarihi
- 19.02.2019
Karar Metni
3. Hukuk Dairesi 2017/5887 E. , 2019/1307 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; taraflar arasındaki kira sözleşmesine istinaden peşin olarak ödenmiş olan kira bedelinin tahliye tarihine kadar olan kısmının mahsubu sonucu bakiye fazla ödenen kira bedelinin iadesi amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; yetkili mahkeme ve icra dairesinin ... Mahkemeleri ve icra müdürlükleri olduğunu icra takibinin ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını savunarak davanın yetki yönünden reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının ikametgahının ve sözleşmenin ifa yerinin ... olması nedeniyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davasına konu icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılması gerekir. Somut olayda davacı icra takip talebinde alacağını sözleşmeye dayandırmaktadır. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 05.01.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. TBK.’nun 89. maddesi uyarınca borcun ifa yeri taraflarca açıkça belirlenmemişse para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Dava, davalı kiralayana ödenen peşin kira bedelinden tahliye sonrası kalan kısma ilişkin bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Kira bedelinin iadesi yönünden kiracı alacaklı, kiralayan borçlu konumundadır. Fazla ödenen kira bedelini iade etme borcunun ifa yeri, davacı alacaklının ikametgahıdır. Bu hüküm uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesinin yetkili olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gibi kabule göre de mahkemece yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı kabul edilmekle, yetkili icra müdürlüğünü belirtip, yetkili icra müdürlüğünde yapılmış bir takip bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi de yerinde değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK. ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi