İçtihatYargıtay12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2017/75 · K. 2018/5013
- Esas No
- 2017/75
- Karar No
- 2018/5013
- Karar Tarihi
- 23.05.2018
Karar Metni
12. Hukuk Dairesi 2017/75 E. , 2018/5013 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takibe konu çek için ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1102 esas sayılı dosyasından ödeme yasağı kararı verildiğini, çekin karşılıksız olmadığını ve karşılıksız olduğuna dair herhangi bir bilgi yazmadığından bahisle takibin iptali ile alacaklıya kötü niyet tazminatı yükletilmesini talep ettiği, mahkemece, 14/07/2016 tarihli duruşma esnasında verilen kısa kararda “davanın kabulü ile takibin iptaline ve asıl alacağın %20 si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” hükmedildiği halde gerekçeli kararda davalı aleyhine tazminata yer verilmediği anlaşılmıştır.
HMK'nun 298/2. maddesi uyarınca tarafların hak ve yükümlülüklerini gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunlu olmakla; gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin, artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin, Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re'sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.
Somut olayda ise kısa kararda bulunan tazminata gerekçeli kararda hükmedilmediğinden, kısa karar ile gerekçeli karar arasında tazminat yönünden çelişki yaratılmıştır. Gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırıdır. Yukarıda değinilen yasal düzenleme ile 10.4.1992 gün ve 7/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca anılan husus bozma nedeni olmakla; kararın, çelişki giderilerek yeniden hüküm kurulması için bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.