İçtihatYargıtay9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2017/7590 · K. 2018/12977
- Esas No
- 2017/7590
- Karar No
- 2018/12977
- Karar Tarihi
- 07.06.2018
Karar Metni
9. Hukuk Dairesi 2017/7590 E. , 2018/12977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı T.C. ... tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin asıl işverende 01/01/2007-06/01/2010 tarihleri arasında temizlik elemanı olarak kesintisiz olarak çalışırken iş akdinin nedensiz ve haksız yere feshedildiğini, bu feshin geçersiz olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/45 Esas, 2012/275 Karar sayılı kararı ile sübuta ererek kararın kesinleştiğini, daha sonra müvekkilinin alt işvereni olan ... Bilişim Temizlik Nak. İnş. ve Yemek Üretim Hizmetleri Tah. San. ve Tic. Ltd. Şirketine işe alınma talebi ile ihtarname gönderildiğini, şirketin cevaben ...'da gelip işe başlayabileceğini bildirdiğini ancak ...'de ikamet eden müvekkilinin samimi olmayan şirketin bu davetini mecburen kabul edemediğini, celp olunacak kesinleşmiş ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/45 Esas sayılı dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden feshin geçersiz olduğunun anlaşılacağını, bu haksız fesihten ötürü ödenmeyen alacakların müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar, işe başlatmama tazminatları ile boşta geçen süre ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı T.C. ... vekili, davacı ile T.C. ... arasında herhangi bir iş akdi ya da akit kabul edebilecek herhangi bir hukuku ilişki bulunmadığını, davalı idarenin temizlik yemek güvenlik vs. işleri yerine getirebilmesi için kanunlar uyarınca ihale yoluyla ihaleyi kazanan tüzel kişiler yoluyla sağladığını, idare ile ihaleyi kazanan yüklenici arasında karşılıklı borçlar ve yükümlükler taraflar arasında imzalanan sözleşme ile belirlendiğini, davalı idare ile davacının bağlı olduğu şirket arasındaki ilişkiyi hukuki statüde inceleyerek hukuki isimlendirmeyi yapmak gerektiğini, açıklandığı üzere tüm hizmet işleri bir bütünlük içinde kendi işçileriyle kendi güvenlik ve denetimi altında ihale ile işi alan şirket/şirketler tarafından yapılacağı dikkate alındığında şirket ile idare arasında hukuki ilişkinin bir istisna akdi olarak kabulü gerektiğini şirket ihaleye konu işleri yaparken kullanılan araç gereç seçimi çalışan işçilerin seçimi gibi konularda iş sahibinden bağımsız olarak hareket ettiğini, böylelikle idare işveren olmayıp iş sahibi olduğundan ve arada hukuki anlamda bir taşeronluk işi bulunmadığından 4857 sayılı kanunun 2. maddesine dayanılarak diğer davalı şirketlerin iş veren sıfatıyla çalıştırdığı işçilere karşı görev ve sorumluluklarının davalı idareye yükletilmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı asıl işverenin ihbar olunan alt işveren konumundaki şirketlerin işçi ile aralarındaki ihtilaflardan müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu, davalı işverenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/45 Esas, 2012/275 Karar ve 06/11/2012 karar tarihli kesinleşmiş işe iade dosyasından verilen karar gereğince davacı işçiyi işe başlatma iradesi taşımadığından iş aktinin sonlandığı ve davacı işçinin denetime elverişli ve hükme uygun rapordaki tazminat alacaklarını almaya hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı T.C. ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı T.C. ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca harçtan muaf olan davalı Bakanlık aleyhine harca hükmedilmesi, harç giderlerinin oranlanması ve kıdem tazminatı alacağına davacının işe başlatılmadığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken geçersiz fesih tarihi olan 06/01/2010 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının, 1 numaralı bendinin kıdem tazminatına ilişkin paragrafı ile 3 ve 4 numaralı bentlerinin çıkartılarak, yerlerine;
“ 1- 3.278,09 TL brüt kıdem tazminatı alacağının davacının işe başlatılmama tarihi olan 28.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile,
3- Davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan Bakanlık aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
-Davacının yatırdığı tüm harçların karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,
4-Davacının yaptığı harçlar hariç 158,75 TL tebligat ve posta, 279,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 437,75 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 435,00 TL’nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,” bentlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.06.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.