Yargıtay 22. Hukuk Dairesi · E. 2018/1081 · K. 2021/703
Hukuk Genel Kurulu 2018/1081 E. , 2021/703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... 19. İş Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/657 E., 2014/1209 K. sayılı kararı ile verilen davanın reddine ilişkin karar davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 02.02.2015 tarihli ve 2015/974 E., 2015/2109 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuş, bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda ... 19. İş Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2015/310 E., 2017/217 K. sayılı kararı ile verilen asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 04.07.2017 tarihli ve 2017/35872 E., 2017/15912 K. sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı verilen direnme kararı, davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca usul yönünden bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun usule ilişkin bozma kararının gereği yerine getirilerek direnme kararı verilmiştir. 2. Direnme kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Müdürlüğüne ait yol, köprü ve asfalt yapımı işinde davalı ... İnşaat Anonim Şirketi nezdinde 02.06.2006-07.05.2014 tarihleri arasında iş makinesi operatörü olarak aralıksız çalıştığını, ücretinin net 1.885,00TL olduğunu, son üç aylık ücretinin ve son iki yıla ait ikramiyelerin ödenmediğini, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları tam olarak ödenmediğinden haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini, sürekli olarak emir ve talimatları veren ve denetimleri yapan kişilerin davalı ... yetkilileri olduğunu, davalı ... İnşaat Anonim Şirketinin alt işveren olduğunu, şantiyede kaldıklarını, davalı işyerinde 07.00-19.00 saatleri arasında çalışıldığını, 06.00-06.30 arası kahvaltı saati, 12.00-13.00 arası ise öğle yemeği saati olduğunu, akşam çıkış saati 19.00 olmasına rağmen çoğu zaman 20.00’a kadar çalıştıklarını, hafta tatillerinde çalıştığını ancak senede üç veya dört defa üç ya da dört günlüğüne izne gönderildiklerini, yıllık otuz gün civarında hafta sonu çalışmasına dair alacağının bulunduğunu, ulusal bayramlarda çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, ikramiye, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 5. Davacı vekili, ... 39. İş Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli ve 2017/24 E., 2017/5 K. sayılı kararı ile eldeki davayla birleştirilmesine karar verilen davada ise; talep edilen alacaklara ilişkin bilirkişi raporunda hesap edilen alacakların, ıslah edilen miktardan fazla olması nedeniyle, fark alacakların tahsili için bu davanın açıldığını belirtilerek, fark kıdem tazminatı, bakiye ücret ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 6. Davalı ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret Elektrik Üretim Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin diğer davalı ... Müdürlüğüne ait ... Ayrımı ...-... Yolu 120-170 km yol inşaatı işini ve ..., ..., Çevre Yolu, Köprülü Kavşak inşaatı işini üstlendiğini, davacının 16.06.2012-12.05.2014 tarihleri arasında çalıştığını, en son ücretinin 1.885,00TL olduğunu, davacının kendi isteği ile işyerinden ayrıldığını, işçilere ikramiye ödenmesine ilişkin işyeri uygulamasının bulunmadığını, işin durumuna göre nadiren yapılan fazla çalışmaların karşılığının ödendiğini, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma olmadığını, Bitümlü Kaplama İşleri İçin Yapılan Sözleşmenin 17.6. maddesine göre 1 Aralık-1 Nisan arasındaki dönemin, işyerlerinde havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan dönem olarak belirlendiğini, bu tarihler arasında yani yılın dört ayında bekçi gibi zorunlu çalışan iki veya üç kişi dışında davacı da dâhil şantiyede çalışan işçilerin tamamına yıllık izinlerinin kullandırıldığını, bu tarihlerde çalışma olmadığından davacının talep ettiği alacaklara da hak kazanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 7. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının ücretinin ödenmediğine dair müvekkiline başvuruda bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere asıl işveren konumunda olan kamu kuruluşunun 4857 sayılı İş Kanunu’nun 36. maddesi gereğince üç aylık ücret hariç diğer alacaklardan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin Birinci Kararı: 8. ... 19. İş Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/657 E., 2014/1209 K. sayılı kararı ile; dava konusu alacakların belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasında hukukî yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Özel Dairenin Birinci Bozma Kararı: 9. ... 19. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 10. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 02.02.2015 tarihli ve 2015/974 E., 2015/2109 K. sayılı kararı ile; “…Dosya içeriğine göre, davacı vekili dava dilekçesi ile, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 100,00'er TL kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ikramiye, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. 03.11.2014 harç tarihli ıslah dilekçesinde ise dava konusu alacakların belirli alacak olduğunu açıklayarak dava değerini artırmıştır. Bu durumda davanın kısmi olarak açıldığı açık olup, kısmi istekle dava açılmasına kanuni engel bulunmadığı da gözetilerek işin esasına girilip oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin duruşmadaki beyanından hareketle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle ve bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığı da belirtilerek karar bozulmuştur. Mahkemenin İkinci Kararı: 11. ... 19. İş Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2015/310 E., 2017/217 K. sayılı kararı ile; Yargıtay bozma kararına uyulmak suretiyle yapılan araştırma sonucunda, davalı ... Müdürlüğünün ihale makamı, diğer davalı şirketin ise müteahhit konumunda olduğu, ücret alacağı bulunduğundan davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davalı ... Müdürlüğünün ihale makamı olması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 36. maddesi gereğince sadece ödenmeyen ücret alacağından sorumlu olduğu, davacı tanıklarının davalılar aleyhine açılmış davaları bulunması sebebiyle beyanlarına itibar edilmediği, bu durumda davacının sadece kıdem tazminatı ve ücret alacağına hak kazandığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatının davalı şirketten, ücret alacağının ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatının davalı şirketten tahsiline, ücret alacağının ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hafta tatili ücreti alacağı bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir. Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı: 12. ... 19. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen bu kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 13. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 04.07.2017 tarihli ve 2017/35872 E., 2017/15912 K. sayılı kararı ile; davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra “…2…Somut olayda davacı, operatör olarak davalı ... İnşaat Taah. ve Tic. Elektrik Ür. A.Ş. işçisi olarak diğer davalı idare bünyesinde çalışmıştır. Davalılar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi incelendiğinde "...-...-...-... ... yolları kesiminin yapım işi" işi olduğu görülmüştür. ...'nün, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanununun 4/ç bendi uyarınca "otoyollar ve bunların üzerinde bulunan bakım ve işletme tesisleri ile hizmet tesislerinin, diğer mal ve hizmet üretim birimleri ile varlıklarının yapımını ve/veya bakım ve onarımını ve/veya işletmesini yapmak veya yaptırmak ve denetlemek", 4/d bendi uyarınca " Karayollarının kullanılmasına, teknik emniyet ve korunmasına yönelik kurallar ile tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını uluslararası uygulamaları da dikkate alarak tespit etmek, yayımlamak ve kontrol etmek", 4/e bendi uyarınca," görev alanına giren karayollarında, uygun göreceği yol işaretlerini belirlemek, uygun yerlere koymak ve bu kapsama giren işleri yapmak veya yaptırmak" gibi görevleri bulunmaktadır. Dolayısıyla söz konusu hükümler incelendiğinde davalı idarenin, belli bir teknoloji ve uzmanlık gerektiren hizmet alım sözleşmesinde teknik detayları ayrıntılı olarak yazılı olan işini yükleniciye ihale ile verdiği anlaşılmıştır. Kaldı ki ihale edilen işin, ihaleyi alan şirket tarafından belirli süre içerisinde yerine getirilmesi zorunlu ise de söz konusu iş niteliği gereği sürekli bir iştir. Sadece belli bir zaman dilimi ile sınırlı olamaz. Bu hali ile de anahtar teslimi bir iş olarak kabulünün de mümkün bulunmadığı açıktır. O halde tüm bu düzenleme ve deliller ışığında davalı idare ile diğer davalı arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olduğu; yapılan sözleşme kapsamının, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerden olduğu açıktır. Dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davalı idarenin ihale makamı olduğunun kabulü ve bir kısım işçilik alacakları için davalı idare yönünden husumetten ret kararı verilmesi hatalıdır. Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu, dolayısıyla da dava konusu tüm alacaklardan davalıların birlikte sorumlu olduklarının kabulü gerekirken davalı idarenin sadece ücret alacağı ile sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-…Somut olayda Mahkemece, davacının fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacağının reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut olan ancak hesaplamalara esas alınmayan bilirkişi raporunda aralık ve nisan ayları dışındaki çalışmaları için haftada altı gün 7:00-19:00 arası çalışıldığını ve günlük 3 saat fazla mesai yapıldığını, ayda iki kez hafta tatilinde çalıştıklarını yine genel tatillerde çalışma yapıldığını hesaplamıştır. Nitekim gerek Dairemizin 02.6.2016 tarih, 2016/7345 esas, 2016/16301 karar sayılı kararı, gerekse seri nitelikteki diğer dosyalarda aynı davalılara karşı dava açan işyeri çalışanlarına ilişkin dosyalarda da, aynı doğrultuda yapılan hesaplamalara kabul edilmiştir. Bu durumda, davacının görevi, çalışma süresi, tanık beyanları ile emsal kararlar birlikte değerlendirildiğinde davacının, fazla mesai, genel tatil ile hafta tatili alacağının dosyadaki bilirkişi raporu esas alınarak kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir.” gerekçeleriyle oy çokluğu ile karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 14. ... 19. İş Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli ve 2017/442 E., 2017/548 K. sayılı kararı ile; davalı şirketin yol yapım işini üstlendiği, davalı ... Müdürlüğünün ihale ile kurulan bu yeni işyerinde işçi çalıştırmadığı, söz konusu yol yapım işinin tamamının davalı şirkete verildiği, buna göre davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğunun kabul edilemeyeceği, davalı ... Müdürlüğünün sadece üç aylık ücret alacağından sorumlu tutulabileceği, öte yandan bozma kararında geçen emsal kararda, dava konusu olan çalışma yerinin ve çalışma döneminin, davacının çalışma dönemi ve yerinden farklı olduğu, bu bağlamda bahsi geçen kararın emsal nitelikte olmadığı, ayrıca farklı nitelikteki işçilerin çalışma gün ve saatinin aynı olduğunun varsayılmasının da mümkün olmadığı, üstelik emsal kararda mahkemece davalı taraf aleyhine açılmış davası bulunan tek tanık dinlenilerek sonuca varıldığının anlaşıldığı, bu itibarla ispat yükü kendisinde olan davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. 15. ... 19. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen bu kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 16. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.05.2018 tarihli ve 2018/22-432 E., 2018/998 K. sayılı kararı ile; “…Somut olaya gelince; mahkemece aslolan kısa kararda yukarıda açıklanan mevzuata uygun hüküm fıkrası oluşturulmamış sadece "Bozma ilamına uyulmayarak mahkememizce tesis edilen önceki kararda direnilmesine," denilmekle yetinilmiş, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar kurulmamıştır. Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı gibi, direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır. Şu durumda mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır. Mahkemenin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere haiz bulunmayan kısa karar usule uygun karar değildir. Direnme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir...” gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 17. ... 19. İş Mahkemesinin 19.06.2018 tarihli ve 2018/153 E., 2018/346 K. sayılı kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma kararı doğrultusunda usulî eksikliklerin giderildiği belirtilerek önceki gerekçelerle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 18. Direnme kararı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.