Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2018/11926 · K. 2021/2400
8. Hukuk Dairesi 2018/11926 E. , 2021/2400 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Aynı Kişi Olduğunun Tespiti İstemi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.2017 tarihli ve 2017/382 Esas, 2017/634 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın usulden reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ... ve... kızı 01.07.1941 doğumlu davacı ... ile Suriye nüfus kayıtlarında ... ve Şerife kızı 05.11.1940 doğumlu Sultani Mardini'nin aynı kişi olduğu ileri sürülerek ... ile Suriye vatandaşı Sultani Mardini'nin aynı kişi olduğunun tespiti istenmiştir. Davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesince verilen karar, davalı ... tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davacının davasının usulden reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. 04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk Hukuku'nu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir. Dava dilekçesindeki anlatıma göre dava, nüfus olaylarına dair (evlenme, evlilikten doğan çocukların tescili vb) işlemlerin tamamına yakının gerçekleştiği Suriye Arap Cumhuriyeti nüfus kayıtlarındaki kişi ile Türkiye Cumhuriyeti nüfus kayıtlarında sadece nüfus kaydı bulunan ancak hiçbir nüfus olayı olmayan kişinin aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106.maddesinde, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının veya yokluğunun tespit davası yolu ile mahkemeden istenebileceği, Türk Medeni Kanunu'nun 30. maddesinin 2. fıkrasında ise, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durumun her türlü kayıtla ispat edileceği, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu 36.maddesinin 1/c bendine göre ise tespit davalarının, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil edeceği hükmünü içermektedir. Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve nüfus kayıtlarına yönelik tespit davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olduğundan, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Bu bakımdan hakim re'sen araştırma ilkesinin sonucu olarak kendiliğinden delil toplama yetkisine sahiptir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile iddianın ileri sürülüş şekline göre Türk vatandaşı olan davacının Mardin İli Artuklu İlçesi Diyarbakırkapı Mahallesi Cilt No:2, Hane No: 114, BSN: 29 ile ... ve...'dan olma 01.07.1941 Mardin doğumlu olarak 15.07.1941 tarihinde nüfusa tescil edilen ... olduğu, nüfus kaydına göre medeni halinin bekar olduğu, nüfus kaydında hiçbir nüfus olayı olmadığı, aynı hanede kendinden başka anne, babası ve kardeşlerinin kayıtlı olduğu, aynı kişi olduğu ileri sürülen ... Mardini'nin Suriye'deki kayıtlarda ise ... ve Şerife kızı 05.11.1940 Şam doğumlu olarak 27.07.1955 tarihinde nüfusa tescil edildiği, nüfus kayıtlarına göre ...... Mardini adlı çocuklarının olduğu, her iki ülke kayıtları arasında farklılılar olduğu anlaşılmaktadır. Açılan dava ile ulaşılmak istenen amaç, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan davacının mahkemenin vereceği tespit kararı ile Suriye'deki nüfus kayıtlarına göre çocuklarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı haklarından faydalanmak olduğu açık olup ileriye dönük olarak da sosyal yaşamındaki nüfus olaylarını (evliliği, çocukları, eşi vb.) nüfus kaydına tescil ettirmek gibi bir hakka kavuşacaktır. Yine iki ülkenin nüfus kayıtlarındaki farklıklar nedeni ile aynı kişi olduğunun tespiti ile her iki ülkedeki malvarlığına dair hakların yanında sosyal yaşantı da çıkan engelleri çözme yönünde kendisine katkı sağlayacaktır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu gözetilerek, davanın yukarıda açıklanan nitelemesine uygun olarak nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve nüfus kayıtlarına yönelik tespit davaları için kabul edilen ilkeler doğrultusunda karar vermek olmalıdır. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesi'nin 19.09.2018 tarihli ve 2018/695 Esas, 2018/1295 Karar sayılı istinaf isteminin kabulü ile davanın usulden reddine dair hükmün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın HMK'nin 373/2. maddesi gereği kararı veren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.