Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2018/1549 · K. 2022/13794
11. Ceza Dairesi 2018/1549 E. , 2022/13794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet Katılan vekilinin temyizinin 2009 ve 2011 takvim yıllarında kurulan beraat hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede: 1) Sanık hakkında, İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...’un mükellefiyet bilgileri kullanılarak bastırılan taklit faturaları 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte olarak düzenlendiği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunması ve sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olduğu dikkate alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; a) ...’un bağlı bulunduğu vergi dairesinden (sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturalara ilişkin) her takvim yılı için ayrı ayrı olmak üzere, hangi tarihte, kaç adet ve ne tutarda fatura düzenlendiği ile bu faturaları kullanan mükellefleri gösterir listenin istenmesi, b) Suça konu faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükellefler ve ...’un bağlı bulunduğu vergi dairelerinden sorulmak suretiyle getirtilip, sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, b) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olmadığının anlaşılması veya faturaların asıllarının temin edilememesi halinde ise; aa) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, bb) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, cc) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet ve beraat hükümleri kurulması, 2) Kabule göre; a) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme fiillerinin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükümde TCK'nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b) Sanığa yüklenen suçun sübutu hâlinde, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.06.2022 tarihinde 2009 ve 2011 yıllarına ilişkin kurulan beraat hükümleri yönünden Başkan Vekili ...’ın sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiğine yönelik karşı oyu ve oy çokluğuyla, 2010 yılına ilişkin kurulan mahkumiyet hükmü yönünden oy birliğiyle karar verildi.