İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2018/6557 · K. 2018/13098
- Esas No
- 2018/6557
- Karar No
- 2018/13098
- Karar Tarihi
- 23.05.2018
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2018/6557 E. , 2018/13098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 16 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen binadaki dairelerden ikisinin balkon çıkması ve müştemilat olarak vekil edenine ait 11 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğunu açıklayarak, müdahalenin önlenmesine ve tecavüzlü kısımların kal'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ..., ..., ... ve ... davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; “Davacının davasının kabulüne, davalıların, 11 parsel sayılı taşınmaza yapmış oldukları tecavüzün men'ine, tecavüzlü kısmın masrafı ve enkazı davalılara ait olmak üzere kal'ine” karar verilmesi üzerine; hüküm, bir kısım davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım talebine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 11 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğu, komşu 16 parsel sayılı taşınmazda ise davalıların ve dava dışı kişilerin paydaş olduğu anlaşılmaktadır.
Davacılara ait 11 parsel nolu taşınmaza taşan yapı bölümü, niteliği gereği kişiler adına kayıtlı 16 parsel nolu taşınmazda bulunan asıl yapının bütünleyici parçası niteliğindedir. Hal böyle olunca yıkım istekli davalarda yargılama sonucu verilecek karar 16 parselin dava dışı paydaşlarını da etkileyeceğinden, anılan taşınmazdaki tüm kayıt maliklerinin davada taraf olmalarında zorunluluk vardır.
Hâl böyle olunca; yukarıda belirtilen ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda taraf teşkili sağlanarak, yapılacak yargılamada hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, bir kısım davalıların temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.