Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2019/13096 · K. 2020/1783
2. Ceza Dairesi 2019/13096 E. , 2020/1783 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık hakkında, dosyada onaylı sureti bulunan Dr. Ekrem TOK Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 26/02/2015 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda sanıkta hafif düzeyde mental retardasyon bulunduğunun, sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasını ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin kısmen azalmış olduğunun ve TCK 'nun 32/2 maddesinden yararlanacağı belirtilmesine rağmen, sanığın babası Abdullah Kuşçi'nin ibraz ettiği 19/11/2015 havale tarihli dilekçe ve ekinde sanık hakkında Gaziantep Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 04/06/2015 tarihli Raporda ise sanıkta orta derece mental retardasyon bulunduğu sanığın suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyuttaki akıl hastalığı etkisinde olduğu, 31/05/2015 tarihinde işlediği suçla ilgili cezai sorumluluğunun bulunmadığı TCK 'nun 32/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında; her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu'nun ilgili İhtisas Dairesinden veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden sanığın TCK'nın 32. maddesi kapsamında, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalmaya neden olacak bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığı ya da aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca akıl hastalığı derecesinde olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında rapor alınarak, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturmaya dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.