İçtihatYargıtay3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2019/13335 · K. 2019/20670
- Esas No
- 2019/13335
- Karar No
- 2019/20670
- Karar Tarihi
- 13.11.2019
Karar Metni
3. Ceza Dairesi 2019/13335 E. , 2019/20670 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesi gereğince mağdur ... ...'nın açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34. ve 230. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek 5271 sayılı CMK'nin 231/11. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
3) Mağdur hakkında Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesinde görevli pratisyen hekim tarafından düzenlenen 04.09.2011 tarihli raporda, söz konusu raporun geçici olduğu ve kesin raporun beyin cerrahi uzmanı tarafından düzenleneceği belirtildiği halde, mağdurun, geçici raporu ve yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrakları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması gerekirken, mağdurun yaralanmasına ilişkin kesin rapor aldırılmadan eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulması,
4) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, ailevi nedenlerle çıkan tartışmada, ilk haksız hareketin mağdurdan geldiği, mağdurun sanığa hakaret ve tehdit edip yaralaması üzerine, sanığın da mağduru yaraladığı kabul edildiği halde, mağdurdan kaynaklanan haksız hareketlerin ulaştığı boyut da dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 13.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.