Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2019/1358 · K. 2019/7715
11. Hukuk Dairesi 2019/1358 E. , 2019/7715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/12/2017 tarih ve 2016/548 E.- 2017/826 K. sayılı kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 01/02/2019 tarih ve 2018/883 E.- 2019/118 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalı ile 24/07/2006 tarihinde akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ile elektrik dağıtım ve perakende satış işinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, 28/06/2013 tarihinde ise müvekkili şirkete ait davalı hisselerinin özelleştirildiğini, faaliyetlerin davalı TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde dava dışı Özler Plastik San. A.Ş tarafından Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/31 Esas sayılı dosyası ile seçeceği tedarikçiden daha ucuza elektrik almasının engellendiği gerekçesiyle alacak davası açıldığını, davanın kabul edilerek kararın kesinleştiğini, anılan karara dayalı olarak icra dosyasında tarafından sunulan 95.415,39 TL ve 5.379,96 TL tutarlı teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, 05/05/2008 tarihinde ise 14.715,00 TL ödendiğini, 3.142,08 TL temyiz harcı ödendiğini, ödenen bu paraların ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; rücu davalarında zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi kapsamında 31/03/2006 tarihinde bilanço düzenlemeleri yapıldığını ve 31/12/2007 tarihinde ve şirketin devrine ilişkin bilanço düzenlemelerinde de borç ve alacak devir işlemlerinin tekrarlandığını, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğinden geçmiş yıllara ilişkin olarak TEDAŞ'tan herhangi bir talepte bulunulamayacağını, icra takibine sebep olan davacının davaya ilişkin faiz ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davacı şirketin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi tarihinden önce üçüncü kişiye ödediği bedeli ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 07/04/2008 tarihinde ödenen 100.795,35 TL ve 05/05/2008 tarihinde ödenen 14.715,00 TL ile 12/04/2007 tarihinde ödenen 3.142,08 TL olmak üzere toplam 118.652,43 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, alacağa dayanak olan Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, alacak sözleşmeye dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren, her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebiliceği gerekçesiyle davalı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6.078,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02/12/2019 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.